TEKNOLOJİ

Advertorial | 19.01.2021 - 17:09

Yerli yazılım şirketlerine olan güvensizliği ortadan kaldırma hedefi ile yola çıktık

Kurumların ihtiyaçlarını analiz ederek, sürdürülebilir sistemler yaratmayı hedefleyen ve Türkiye’de UI/UX departmanı kuran ilk şirketlerden biri olan Internative'in Kurucu Ortağı ve Satış ve Pazarlama Direktörü Arzu Begüm Taştan ile ajansın yazılım alanındaki teknolojilerini ve gelecek konsantrasyonu konuştuk.

Her gün hızla gelişmeye devam eden ve hayatımızın her alanında birçok fırsat ve kolaylığı sunan teknoloji ile işleri yapış şeklimiz ve yönetim anlayışımız değişiyor. Gün geçtikçe daha verimli, sürdürülebilir, maliyet avantajı sağlayan, erişim kolaylığı yaratan modellere geçiş yapıyoruz. Kurumların ihtiyaçlarını analiz ederek, sürdürülebilir sistemler yaratmayı hedefleyen ve Türkiye’de UI/UX departmanı kuran ilk şirketlerden biri olan Internative’in Kurucu Ortağı ve Satış ve Pazarlama Direktörü Arzu Begüm Taştan ile ajansın yazılım alanındaki teknolojilerini ve gelecek konsantrasyonu konuştuk.

Internative hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Internative’in yolculuğu nasıl başladı, faaliyetleri neler?

Internative 2017 yılında, sektörde teknoloji ve yazılım alanında inovatif çözümler ve hizmetler sunmak amacı ile hayata geçirilen bir teknoloji şirketi. Yazılım, teknoloji, tasarım ve pazarlama alanlarında uzmanlığa sahip üç ortak olarak başladığımız girişimimiz bugün 15 kişi ile devam ediyor. Müşterilerimiz için katma değerli, performanslı, kullanıcı deneyimi yüksek çözümler üretmek ve aynı zamanda Türkiye’de yerli yazılım şirketlerine olan güvensizliği ortadan kaldırma hedefi ile yola çıktık. Bununla birlikte yeni teknolojileri takip eden, birlikte öğrenen ve gelişen ve bunları iş süreçlerine uygulayan bir kurumuz. Sürdürülebilir, ölçeklendirilebilir ve geliştirilebilir sistemler tasarlıyoruz. Yıl içerisinde büyük kurumlardan, Startup ve girişim projelerine kadar 20’nin üstünde proje hayata geçiriyoruz. Bu da bize farklı sektörlerde ve farklı alanda deneyim kazandırıyor. Müşterilimize kullanıcı deneyimi ve tasarımdan, yazılım ve test sürecine kadar uçtan uca destek sunuyoruz. Projeye adaptasyon döneminde destek sağlıyor ve dijital dönüşüm süreçlerinde rehberlik ediyoruz. Müşteri projelerinin yanı sıra belirli alanlardaki ihtiyaçları tespit ederek, inovatif çözümler sunmak ve ürün geliştirmek de bir diğer önceliğimiz. Amacımız, yenilikçi olmak. Projelerde en basit bir ekranı tasarlarken bile kusursuz müşteri deneyimine odaklanıyoruz. Bu ürünlerin başında etkinlik yönetimi sistemimiz Holacon ve hızlı ve güvenli resim işleme servisi Imageus geliyor.

Türkiye’de UI/UX departmanı kuran ilk şirketlerden birisiniz. İş modellerinizden ve projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Kullanıcı deneyimi göz ardı edilerek geliştirilmiş sistemler ne kadar iyi teknolojiye sahip olursa olsun başarısız olmaya mahkumdur. Günün sonunda eğer kullanıcının çoğunluğu o ürünü kullanmakta zorluk yaşıyorsa yapılan sistemin geçerli ve efektif olduğu söylenemez. Herhangi bir işletmenin birincil amacı, satışlarını artırmak ve işletmenin büyümesini sürdürmektir. UX / UI (Kullanıcı Arabirimi ve Kullanıcı Deneyimi) Tasarımı, bu hedefe ulaşmada önemli bir rol oynar. İyi bir UX / UI Tasarımı, kullanıcı deneyimini ve müşteri memnuniyetini geliştirerek, belirli bir uygulamanın kullanıcı sayısını artırmaya ve tüketicilerin güvenini kazanmaya yardımcı olurken, uygulama veya web sitesini sorunsuz kullanmalarını sağlıyor. UI ve UX tasarımının iyi olması marka tanınırlığına büyük katkıda bulunuyor. Müşterilerin ilk deneyiminin her zaman kusursuz olması gerekir. 21. yüzyıldaki teknolojik ilerlemeyle birlikte, insanlar çok fazla zaman harcamadan ve zihinlerini yormadan en iyi teknolojiyi yaşamak istiyor.

Biz hem müşteri projelerimizde hem de kendi projelerimizde, üretim aşamasına geçmeden önce kullanıcı deneyimi tasarlama süreçlerimizi tamamlıyor ve test ediyoruz. Projenin hayata geçtiği aşamada hem müşterilerimizin hem de potansiyel kullanıcıların ihtiyaçlarını tam anlamı ile karşılayacak, sorunsuz bir kullanıcı deneyimi sunacak bir modelde olmasından emin olmak istiyoruz.

Kurum içerisinde “birbirinden öğrenme” modelini benimsedik. Tüm ekip birlikte çalışarak, gelişerek ve birbirimizden öğrenerek ilerliyoruz. Ekibimiz harika işler ortaya koyuyor. Farklı ölçekte ve kapsamda birçok projenin geliştirildiği bu yapı, hepimize kısa sürede deneyim, uzmanlık ve becerilerimizi geliştirme anlamında çok şey katıyor.

Ürünlerimizi geliştirirken de müşterilerimizin ve kullanıcıların geri bildirimlerini önemsiyoruz ve geliştirme süreçlerimize dahil ediyoruz. Her ay bu geliştirmeler ve geri bildirimler için özel toplantılar gerçekleştiriyoruz. Bu toplantılarda geliştirme planımıza alacağımız işleri belirliyor ve derecelendiriyoruz. Özellikle Holacon yaşayan, canlı bir yapı. Teknolojideki, iş yapış şekillerindeki değişikliklere çok hızlı adapte olmamız gerekiyor. Mevcut ve potansiyel müşterilerimizin taleplerini her zaman dinliyoruz. Taleplerini en iyi şekilde karşılayacak çözüm üretmek hedefimiz.

Projelerinizi hayata geçirirken dünyadan örnek aldığınız modeller oldu mu?

Şirket olarak birden fazla ve farklı alanda çözümler inhouse projelerimiz mevcut ve sürekli geliştirmeye devam ediyoruz. Bunların arasında öne çıkan projemiz ise Holacon.

Etkinliklerin planlama ve operasyonel süreçleri, karmaşık ve hataya açık, stresli ve takibi zor süreçler. Türkiye’de özellikle bu süreçleri yönetmede dijital bir alışkanlık yok. Hedefimiz, etkinlik süreçlerine altyapı sağlayabilecek kullanıma hazır bir altyapı sunmak, ölçümlenebilir süreçler yaratmak ve kurumlara geriye dönük bir hafıza oluşturmak. Yurtdışında bu konuyu başarı ile ele alan ve çözümler üreten farklı çözümler mevcut. Avrupa ve Amerika’da etkinlik alanında teknoloji ve yazılım kullanımı çok daha yaygın. Buradaki iyi modelleri incelerken, kullanıcıların beklentileri, bu teknolojileri nasıl kullandığı, ne tür faydalar sağladığını inceledik. Türkiye’de etkinliklerin gerçekleştirilme şekli Avrupa’dan kesinlikle çok farklı. Dolayısıyla Türkiye’deki koşullara uygun, daha esnek bir yapı ortaya çıkarırken aynı zamanda bu ürünlerin en iyi özelliklerine odaklandık. İyi ürün geliştirmenin özünde; ilgili alanda edinilen deneyimlerin ve uzmanlıkların olduğuna inanıyoruz.

Etkinlik yönetimi yazılımınız Holacon’dan bahseder misiniz, projenizin yenilikçi yönleri neler? Müşteri ve kullanıcı profiliniz nasıl?

Holacon aynı yapı altında offline, online ve hibrit etkinlikler için çözümler sunan bütünleşik bir platform. Farklı ölçeklerde ve farklı kategorilerdeki etkinliklerin a’dan z’ye yönetilmesini ve katılımcıların etkinliklerde interaktif bir deneyim elde etmesini sağlayan bir platform. Etkinlik süreçlerinin tek bir yerden yönetilmesinin yanı sıra tüm dijital ihtiyaçları da sağlıyor. Etkinlik kayıt ve biletleme sisteminden mobil uygulamaya, içerik yönetimi ve moderasyondan dijital sertifikaya kadar onlarca modüle sahip Holacon, Nisan ayında pazara sunduğumuz Sanal Etkinlik özelliği Live Event Experience ile sahadaki gerçek bir etkinlik deneyimini tümüyle online platforma taşıyor. Tüm bu çözümleri tek bir yapıda barındıran tek yazılım Holacon. Aynı zamanda Online ile Offline çözümleri bir araya getiren başarılı bir omnichannel deneyimi sunuyor. Hedefimiz etkinlik yönetiminde Holacon’u bir alışkanlık haline getirmek. Biz bu ürünle etkinlik süreçlerindeki hata ve maliyetlerden doğan zararları sıfıra indirgemeyi hedefliyoruz. Teknoloji ve altyapımızı her geçen gün geliştiriyoruz Kullanıcılarımıza kusursuz ve sorunsuz bir çözüm sunmak en büyük hedefimiz.

Holacon, globalde Türkiye’yi altyapısı, teknolojisi ve getirdiği çözüm ile temsil edebilecek bir girişim. Yurt dışındaki rakiplerinden çok daha kapsamlı ve esnek bir yazılım. Nisan 2020’de yayına aldığımız Live Event özelliğimiz ile bu yılı 28 aktif müşteri, 42 etkinlik ve 17000’in üzerinde katılımcı ile kapattık. Kurum içi etkinliklerden, üniversite kulüp etkinliklerine, uluslararası kongrelerden, seminerlere her ölçekte etkinlik hayata geçirildi. Önümüzdeki dönemde de yoğun bir ilgi mevcut.

Internative’in sunduğu hizmetler arasında resim işleme servisi Imageus dikkat çekiyor. Platformun temel ayrıcalıkları ve fark yaratan yanlarından bahseder misiniz? Sistem nasıl çalışıyor?

Imageus web site ve mobil uygulama benzeri tüm uygulamaları Hızlı CDN ve yüksek kapasiteli resim işleme servisleri sayesinde dakikalar içerisinde performanslı hale getiren, kod yazmadan kolayca entegre edilmesine olanak sağlayan görsel işleme servisidir. Görsel boyutu, web site ve uygulamaların yükleme hızı üzerinde çok büyük etkiye sahip. Bazı web sitelerinde, bir web sayfası için uygun şekilde optimize edilmeyen resimler yük oluşturabilir. Bu da kalite puanını düşürürken SEO skorunu da oldukça olumsuz etkiler. Web site ve uygulamaların yavaşlamasına sebep olur ve dolayısı ile kullanıcı deneyimini de kötü etkiler. Imageus bu görselleri otomatik olarak boyutlandırır ve optimize hale getirir. Yükleme, sıkıştırma, optimizasyon, yeniden biçimlendirme, vb. işlemlerin hepsini otomatik olarak yapar. Üstelik kod yazmaya gerek kalmadan, görüntü kalitesini ve orijinalini bozmadan bütün bu işlemleri gerçekleştirebilir. Imageus piyasaya çıkalı henüz 2 ay olmasına rağmen 30’ün üstünde kullanıcıya ulaşmış ve 50 milyonun üzerinde görsel işlenmiştir.

Dijitalleşmeyle birlikte iş modelleri ve çalışma biçimleri de değişiyor. Bir kurumun daha rekabetçi olması adına dijital dönüşüm süreci ne yönde gerçekleşmeli?

Teknoloji, insanları yeni yollarla zorlayan bir değişim hızı yaratıyor. Dijital dönüşüm, işletmelerin yalın bir model oluşturmasına ve daha fazla değer sunmasına yardımcı olmakta. Dijital dönüşüm artık isteğe bağlı değil; bir zorunluluk. Küresel, rekabetçi bir pazarda hayatta kalmak için gerekli. Aynı zamanda, dönüşümsel teknolojiler neredeyse her sektörde işletmelerin pazar payı kazanmasına yardımcı olabiliyor.

Dijital Dönüşüm, bir organizasyonun temelde her yönü olmak üzere iş faaliyetlerini, süreçlerini ve modellerini etkiler. Bizce, rekabet avantajı ve olağanüstü müşteri deneyimi için dijital dönüşümün gerçekten benimsenmesini sağlamak ise liderlerin sorumluluğundadır. Bununla birlikte, kurumlar öncelikle dönüşüm fikrini üst yönetimden, en alt kademeye kadar tam anlamı ile benimsemelidirler. Sistem içerisinde dönüşüme direnç gösteren her bir paydaş, çalışan, müşteri dönüşümün önündeki en büyük engeldir. Dönüşüm planlı, stratejik ve örgütsel değişimi gerektirir. Liderler, yeniliği teşvik etmek için en son teknolojiler ve iletişim yöntemleriyle güçlendirilmiş bir kültür oluşturmalıdır.
Dijital dönüşüm, mevcut iş modelinin dijitalleştirilmesine yol açmalı ve sadece mevcut pazar ihtiyaçlarını karşılamanın ötesine geçmeli; gelecekteki bir pazar ihtiyacını karşılayan yeni ürün geliştirme ve yenilikleri ateşleyebilmelidir.

Kurumların dijital bir dönüşüm yolculuğuna çıkarken, bu yolculuğa çalışanlarının da katılımını sağlaması büyük önem taşıyor. İş stratejisinin uygulanmasına, müşteri odaklı bir kültürü teşvik etmeye, yenilikçi düşünmeye ve şirket içindeki rolleri geliştirmeye yardımcı olacaktır.

Dijital dönüşüm gerçek anlamda en uygun teknolojiler kullanılarak hayata geçiriliyor. Teknolojiye yapılan yatırım kısa vadede maliyetli olabilir, ancak uzun vadede karşılığını verir. Gelecekteki ihtiyaçları karşılamak için gerçekten karşılığını veren bir yatırımdır.

Internative’in önümüzdeki dönem konsantrasyonu ne olacak?

2021 yılında kendi ürünlerimizi geliştirmeye daha fazla odaklanacağız. Planlarımız arasında yine farklı proje ve ürünler mevcut. Bu yıl içerisinde piyasaya sürmeyi hedefliyoruz. Müşterilerimize katma değerli çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki en büyük zorluk, kötü deneyimler sonucu oluşan, yerli yazılımlara olan güvensizlik. Bu bariyeri aşmak için çalışmaya devam edeceğiz. Ülkemizde yazılım ve teknoloji alanında çok başarılı girişimler var ve gün geçtikte artıyor. Fakat Türkiye’de yerliye olan güvensizlik girişimcilerimizi desteklememiz gerektiği halde, muadil yabancı çözümler tercih ediliyor. Türkiye’de çok başarılı mühendisler, tasarımcılar, analistler harika işler ortaya koyuyor. Bu algıyı yıkmamız lazım. Kurumların girişimcilere olan bakış açısını değiştirmeleri gerekiyor. Yerli girişimlere fırsat vererek gelişimlerine katkıda bulunmaları gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’de o kadar başarılı girişimler var ki bu girişimleri desteklemenin en etkili yolu girişimcilerden ürün ve hizmet almak ve onlara güvenmek, şans vermektir.