PLUS

Savaş Önemli | 03.09.2018 - 14:37

Dijitalleşen yaşamda dilin büyük çaresizliği

Bu ayki kapağında "dijital çağda dilin evrimini" ele alan Digital Age'in Eylül sayısı çıktı! AppGuide eki de derginizle birlikte sizi bekliyor.

Facebook
Twitter
Linkedin
+

Dijital dönüşüm ve sosyal medyanın yaygın kullanımı sonrasında ortaya çıkan yeni iletişim kodları tüm dünya dilleri gibi Türkçe’nin de yapısını ve işleyişini derinden etkiledi. Her geçen gün dilimize eklenen yeni ifadeler, anlatım kalıpları, semboller ve kullanım pratikleri ile Türkçe’nin olağan evrimi online’da daha bir hız kazandı. Yazım kurallarının yerini, dijital dünyada temel bir kural olarak sunulan mecra kısıtlamaları alırken, sosyal medya platformlarında dilin özensiz kullanımının yaygınlaşması iletişimde kuralsızlığı beraberinde getirdi. Günlük konuşma dilimiz bugün kullanıcılar için pratik fakat özünden kopuk, deforme olmuş ve başkalaşmış bir kelimeler yığını görünümünde. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda bu noktada dil özelinde sorulması gereken soru bizce tam olarak şu: “Sosyal medya kurallarıyla evrilen ve dijital dünya jargonunu hızla bünyesine dâhil eden dil, özünü korumakta çaresiz mi kalıyor?”

Digital Age Eylül sayısı bayilerde…

“Dijital dünya, dönüşüm ve dil”

Özellikle son 10-15 senede hız kazanan dijitalleşme ile hayatımıza giren pek çok yeni alışkanlık ve bu yeni dünyaya adapte olma çabası yaşam biçimlerimizi ciddi anlamda etkiledi. Bugün Türkiye’de WhatsApp kullanımı hariç internette günde ortalama eğlence amaçlı geçirilen süre yaklaşık dört saat. Mesai ve uyku sürelerinin sekizer saat ortalama ile ifade edildiği bir dünyada dört saat internette zaman geçirmek değişimin dönüşümü başlattığının en önemli göstergesi. Bu gidişatın ilişkiler, iletişim ve kültürel değerler üzerinde de etkileri haliyle kaçınılmaz oldu. Özellikle sosyal medyanın sağlamış olduğu fikirleri özgürce ifade etme biçimi, dilin keyfi kullanımı sorununu beraberinde getirdi. Online platformlarda insanlar tek mesajda çok şey anlatmak ve zamandan tasarruf etmek için, uzun ifadeler ve cümleler yerine, kısa ve kendi aralarında anlaşılan kodlar kullanmayı tercih etmeye başladılar. Kısaltmalar, hece düşmeleri, İngilizce terimlerle karıştırılan Türkçe ifadeler, imla hataları, ses değişiklikleri yaparak uydurulan yeni kelimeler ve hayatımızın yeni normalleri emojiler… Bugün hayatımızın vazgeçilmezleri olan tüm bunlar acaba dili zenginleştiriyor mu yoksa özünü yitirmesine mi neden oluyor?

Tam bu noktada şunu hatırlatmakta fayda var ki; “dil” kültürün bütün değerlerini yansıtarak, bir milletin kendini ifade edebilmesinde en önemli unsur. Dolayısıyla dil, bir milletin geleceğinin ve devamlılığının da en önemli göstergelerinden. Teknoloji dünyası açısından yerli ve millî değerlerin öne çıktığı şu günlerde bu kadar hayatî öneme sahip “dil”deki dijitalleşme odaklı dönüşümü masaya yatırmak önceliklendirilmesi gereken meselelerden.

Bu ay bu meselenin iç yüzünü Zenna Araştırma ve Danışmanlık şirketi ile gerçekleştirdiğimiz bir araştırma ile sorguladık. Birbirlerine attıkları kısa mesajlarda sesli harflere ihtiyaç duymayan genç neslin kısaltma ve emojilerden oluşan yeni dilinden, yarı İngilizce yarı-Türkçe kelimelerden oluşan plaza Türkçe’sine “dilin büyük çaresizliğini” kapağımıza taşıdık.

Bu ayın dergide öne çıkan diğer başlıkları ise şöyle: Şirketiniz için en uygun sosyal medya platformunu seçebilmeniz konusunda ipuçlarına yer verdiğimiz; “Şirketiniz için ideal dijital mecra hangisi?”, 5G’de dünyadaki güncel gelişmeleri aktardığımız; “5G’de hangi ülke, ne durumda?”, Deloitte’in finansal hizmetler dünyasına güvenlik odağında değerlendirdiği, “Finansal hizmetler pazarında siber güvenlik”

AppGuide eki Eylül sayısında!