TEKNOLOJİ

DigitalAge | 19.11.2019 - 14:32

Bilişim hukukunda geçtiğimiz iki ayın öne çıkanları

Bilişim hukukunda geçtiğimiz iki ayın öne çıkan gelişmelerini Av. Şebnem Ahi derledi.

Geride kalan iki ayın öne çıkanları Kripto para borsası Bittrex’e, NSO Group’a ve Facebook’a açılan davalar oldu.

Kripto para borsası Bittrex’e yatırımcıdan dava
Kripto para borsası Bittrex, sitede açık olduğu iddiasında bulunan ve 100 bitcoin kaybeden melek yatırımcı tarafından dava edildi. Söz konusu olayda yatırımcının hacker’lar tarafından telefon numarasının ele geçirilerek, dijital hesaplarına erişildiği ve bitcoin’lerinin başka fonlara transfer edildiği, saldırı fark edildiği ve siteye bildirildiği ancak tedbir alınmadığı, şüpheli bir IP kullanıldığı halde, şifre değişince 24 saatliğine hesabın askıya alınması gerekilirken alınmadığı ve sitenin sorumlu olduğu iddia edildi.  Yaklaşık 1 milyon dolarlık yatırıma denk gelen zarar sebebiyle açılan davada, Bittrex ise tüm önlemleri aldığını iddia ediyor.

Her ne kadar yasalar kapsamında kripto para borsalarını bağlayan bir lisanslama, yetkilendirme olmasa da, her halükarda KVKK ve Ticaret kanunu ve erişim sağlayıcıları bağlayan yasa ve yönetmelikler kapsamında, bu faaliyetleri gösterenlerin, sitelerinde teknik, idari ve hukuki güvenlik önlemlerini alması, ticari kimliklerini yayınlaması ve kullanıcıları hakları anlamında aydınlatma yükümlülükleri bulunuyor. Diğer yandan bu durum, kripto paraların güvende olduğu anlamında bir garanti de vermiyor.

WhatsApp’tan NSO Group’a dava
WhatsApp, farklı ülkelerden gazeteci, aktivist gibi mesleklerden yaklaşık bin 400 kişinin siber saldırıya uğraması iddiasıyla, kullanıcıların telefonuna sızmak için istihbarat ile işbirliği yaptığı gerekçesiyle İsrailli casus yazılım şirketi NSO Group’a dava açtı. NSO ise terörle mücadele için teknoloji sağladığını ve iddiaları reddettiğini açıkladı.
Olayda, firma ABD menşeili ve söz konusu iddia sistemlere sızma olduğu yönünde. Ancak diğer yandan, kimi zaman ülkelerde istihbarat yetkililerinin doğrudan firmalarla iletişime geçerek de bir takım kullanıcı verilerini talep etmesi söz konusu olabiliyor. Böyle durumlarda amaç, her ne kadar güvenliği sağlamak da olsa, verilerin bu şekilde toplu teslimi kişisel verilerin korunması yasalarına da aykırılık teşkil edecektir ve verilerin paylaşılabilmesi için bir mahkeme kararının varlığı aranmalıdır.

Ünlü markalar Facebook reklamlarını durdurdu
Bir başka olay ise Facebook üzerinde bazı ünlü markaların reklamları durdurması oldu. Çünkü iddialar, platformun reklam ölçümlerinde tutarsızlık olduğu ve fazladan gösterim yapılmış gibi gösterilmesi ve haksız kazanç sağlanması yönünde. Haksız rekabet, sözleşme ihlali, dolandırıcılık gibi iddialarla karşılaşan platformun taraf olduğu davada, reklam verenlere 40 milyon dolar ödeme teklifi karşılığında tarafların uzlaştığı belirtiliyor.

Neticede reklamverenler, ajanslar, platformlar arasında yapılan sözleşmelerde bu ölçümlere göre ücretlendirme yapılabiliyor veya bedel karşılığı taahhüt edilen bir ölçüm sayısı oluyor. Benzer şekilde botlar aracılığı ile sahte bir şekilde beklenenden daha fazla ziyaret edilmiş gibi gösterilen içerikler / reklamlar karşılığında alınan ücret de hak edilmeden haksız şekilde alınmış veya daha fazla ücrete konu olabiliyor. Kaldı ki sözleşmeye aykırılığın yanında ticaret ve ceza yasaları kapsamında da bunun tespiti halinde hukuka aykırı / suç teşkil eden eylemi gerçekleştiren tarafı mahkeme, cezaya ve tazminata hükmedebiliyor.

Bir dava da Finco Services’ten Facebook’a
Finco Services firması Facebook ve kripto parası Libra’ya Libra’nın logosunun, firmaları Current’ın tescilli logosu ile benzerliği sebebiyle dava açtı. Ayrıca ticari markanın faaliyetinin de aynı şekilde kripto para işlemleri yazılımı olduğu belirtildi. Söz konusu iddia, hukukumuzda yer alan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet hükümlerini aklımıza getiriyor. Gerek logoların benzer olması gerekse her iki firmanın aynı alanda (kripto para işlemleri yazılımı) faaliyet göstermeleri bu iddiaları güçlendiriyor ve tüketiciler tarafında karıştırılma olasılığını arttırıyor. Mevzuatımıza göre de marka hakkına tecavüz eden ve haksız rekabet eylemlerinde bulunan kişiler, gerek hukuki açıdan gerekse cezai açıdan sorumlu olabilmektelerdir.  ABD yasaları da bu konuda bizdekiyle benzerlik gösteriyor. Nitekim Mark Zuckerberg’ in ABD yetkili organlarına logo benzerliği sebebiyle ifade vereceği çıkan haberler arasında.