İŞ DÜNYASI

DigitalAge | 24.06.2020 - 17:30

Amazon’da bir türlü geçmeyen ‘ilk gün’   

Jeff Bezos’un ve Amazon’un ‘ilk gün’ olarak kutsallaştıkları bir kavram var. Bir şirketin her gününün ilk günkü gibi yoğun ve tutkulu olması gerektiğine inanıyorlar.

Dünyanın en müşteri odaklı şirketi olmakla beraber Amazon, dünyanın gelmiş geçmiş en akıllı şirketi de olmak istiyor. Artık algoritmalar sadece şirketi yönetmiyor; algoritmalar şirketin kendisi oluyorlar. Sadece Alexa için çoğu veri bilimcisi, mühendis ve programcı 10 bin kişi çalışıyor.

Lojistiğe olan yatırımları drone’lar, gemiler, kargo jetleri, hatta kendi havaalanlarına kadar gidiyor. Girişimcilere kendi sevkiyat işini kurmaya yardımcı olduğu; Uber ve Lyft şöförlerini de sevkiyat için kullandığı programlar var. Amazon lojistiğe yatırım yaptıkça FedEX ve UPS hisseleri için tehlike çanları çalıyor. Hatta, FedEx, 2019 ortasında gidişatı önlemek için Amazon paketlerini dağıtmayı durduracağını açıkladı.

Toplumun kalanı birkaç aylık ya da yıllık ufuklarla çalışırken Bezos onlarca yıl, yüzyıllık ufuklarla düşünüyor. Yapay zeka da bunun çok önemli bir örneği. Amazon AI’nın gerçek dünyada ölçekli halde uygulanabileceğini gösteren ilk şirket.

Amazon, yapay zekayı kullanarak yeni işler yaratıyor

Bezos’un yapay zeka döngüsü her sektöre düşük maliyet ve daha iyi hizmet veriyor. Bugün tahminen Amazon’un online gelirlerinin yüzde 35’i ürün önerilerinden geliyor. Fakat bu çok önemli bir ölçek gerektirdi. Amazon 20 yılını müşterileri hakkında data toplayıp yapay zeka programlarını yazılımın iş modelinin kendisi olduğu noktaya getirmekle geçirdi.

Amazon, yapay zekayı kullanarak geliştirdiği ürünlerden yeni işler yaratıyor; bulut bilişimden medyaya, tüketici elektroniğine kadar. Önce Alexa geliştiriliyor, sonra Alexa’nın kontrol ettiği güvenlik kameraları, mikrodalgalar ve aydınlatma sistemleri geliştiriliyor. Kindle, Fire TV ile beraber Amazon, bir tüketici elektroniği şirketi oluyor. Yapay zeka etrafında geliştirdikleri işler perakende, bulut bilişim, medya ve tüketici elektroniğiyle bitmiyor; finans, sağlık, reklama da uzanıyor. Amazon’un girdiği her sektörde rakipler ya yok oluyor ya da önemli miktarda pazar payı kaybediyorlar.

Sadakat programları Prime ise müşteri alışveriş alışkanlıklarını değiştirmek için bir araç; amacı ara sıra online alışveriş yapan insanı Amazon ekosistemiyle düzenli etkileşime geçen biri haline getirmek. Prime’ı öyle etkili ve kullanımı kolay hale getiriyorlar ki müşteriler onsuz bir hayatı düşünemiyorlar. 119 dolara, kullanıcı ödüllü filmlere ve TV programlarına, 2 milyon bedava şarkıya, ücretsiz dijital kitaplara, Amazon Bulut hizmetlerinde ücretsiz yere, Wholefoods’da indirimlere ulaşabiliyorlar.

Fiziksel mağazalara ilgisi de korkunç. Amazon’un kasiyersiz mağazaları ABD’deki 3,6 milyon kasiyerin işini tehdit ediyor. WholeFoods satınalması, şehiriçinde fiziksel alan ve Prime üyeliğine çok uygun bir müşteri topluluğu sağladı. Whole Foods mağazaları ABD’deki nüfusun 40’ına bir saatlik araç mesafesinde.

Amazon’un istihdam üzerindeki yapay zeka odaklı etkisi kaygı yaratıyor

Bunlar olup biterken Amazon toplum için yararlı mı zararlı mı tartışması oluyor devamlı. Amazon sitesinde satılan ürünleri düzenli analiz edip çok satanları kendisi özel marka olarak üretip satıyor. Firmaların günlük satışlarına, ürünleri nereden tedarik ettikleri bilgilerine bile sahip. Bunun yanında Amazon’un kendi reklam platformuyla kendi ürünlerini daha görünür hale getirme şansı var. Bunun yanında kendi platformunu kullanan firmalarla rekabet ederken onlara lojistik, altyapı desteği hatta kredi satıyor. Amazon tüm bunları yaparken politikacılar tarafında çok büyümekle suçlanıyor. Yüzlerce şirketin kapanmasına yol açıyor, hükümetlerden vergi teşvikleri alıyor ve kanunları işine geldiği şekilde değiştiriyor. Hatta, Hindistan’da Amazon ve Walmart’ın kendi sitelerinde kendi özel markalı ürünlerini satması yasaklandı.

Daha büyük kaygı Amazon ve diğer yapay zeka uzmanı teknoloji şirketlerinin istihdama etkisi olacak. Ekonomi, sonunda kaybolan işlerin bir kısmını yenilemek için yenilerini üretecek fakat değişim o kadar büyük olacak ki hükümetler eğitim, minimum maaş ayarlamaları ve belki de herkese basit bir gelir alanlarında politikalar geliştirmek zorunda kalacak.

Toplumlar için kritik soru ise Amazon ve diğer şirketlerin perakende, medya, sağlık vs. alanlarda getirdikleri kolaylığın değip değmeyeceği.

Altını çizdiklerim:

Bundan on yıl sonra bir müşterinin gelip “Hey Jeff, Amazon’u seviyorum; keşke fiyatlarınız daha yüksek olsaydı” ya da “Amazon’u seviyorum; keşke ürünleri daha yavaş gönderseniz” dediği bir gelecek imkansız.

Amazon, yaşamın işletim sistemi oluyor.

En büyük pişmanlıklarımız yapmadıklarımız, girmediğimiz yollar.

GenZ’lerin yüzde 44’u seksi bırakmayı Amazon’dan bir yıl mahrum kalmaya tercih edeceğini söylemiş; yüzde 77’si Amazon’u alkole tercih edeceğini.

Amerikalıların yüzde 51’si kiliseye giderken yüzde 52’sinin Amazon prime üyeliği var.

Tanrı’ya inanıyoruz; O’nun dışında herkes data getirmek zorunda.

Bir şirketin başarısızlıklarının büyüklüğü artmazsa, önemli buluşları başaracak kadar inovasyon ölçeğine ulaşması mümkün değildir.

Bir kaos fabrikası yarattıysanız, sonuçların sorumluluğunu kaosa yükleyemezsiniz.

Onur Erbay, Naviga Capital Yönetici Ortağı