ARAŞTIRMA

DigitalAge | 08.05.2019 - 10:50

Algoritmalar dost mu düşman mı? [Araştırma]

Zenna ile algoritmalar ve insan temalı bir araştırma gerçekleştirdik. Algoritmalar konusunda farkındalığı ve yapay zekânın daha fazla hayatımızda olacağı bir gelecekle ilgili beklentileri sorguladık.

Son yıllarda alışverişten bankacılığa, eğitimden eğlenceye kadar hayatımızın her alanında neye dokunsak algoritmaların etkisini görmeye başladık. Günlük hayatta en çok aradığımız şeyleri, örneğin gitmek istediğimiz bir adresi, bilet almak istediğimiz bir konseri ya da akşama pişireceğimiz yemeğin tarifini kısacası aradığımız her şeyi algoritmalar bulup önümüze getiriyor. Özellikle sosyal ağların etkisi ile çarpanlarla büyüyen dijital izlerimiz ve kişisel verilerimizden beslenerek zaman içinde “öğrenmeye başlayan” yeni nesil algoritmalar işin boyutunu değiştirmiş durumda. Artık algoritmalar sadece bizim istediklerimizi yapmıyor, bizim neyi isteyeceğimizi tahmin etmeye çalışıyor. Peki, tüketiciler, algoritmaların hayatlarını kontrol etmeye başladığı bu yeni düzen hakkında ne düşünüyor? Zenna ile algoritmalar ve insan temalı bir araştırma gerçekleştirdik. Algoritmalar konusunda farkındalığı ve yapay zekânın daha fazla hayatımızda olacağı bir gelecekle ilgili beklentileri sorguladık.

Algoritmaların insanlar üzerindeki algısını anlamak amacıyla Zenna Araştırma ve Danışmanlık şirketi ile gerçekleştirdiğimiz araştırmaya göre internette dolaşan her 10 kişiden dokuzu karşısına reklam, video ve tanıtım çıktığı belirtiliyor. Her 10 katılımcıdan dördü için (yüzde 44) sosyal medya platformlarında genel akış ve keşfet sayfalarında karşılarına çıkan video, reklam veya tanıtımlar ilgi çekici geliyor. Yine her dört kişiden biri karşılarına çıkan bu video, reklam ya da tanıtımların kendilerine uygun olduklarını belirtiyor.




İnternet reklamları hakkında ne düşünüyoruz?

“İnternette ya da sosyal medyada karşımıza çıkan bu reklam, video ve tanıtımların aradığımı bulmak için kolaylık sağlıyor” diyenlerin oranı yüzde 70. Karşılarına çıkan reklam, video ve tanıtımların aradıklarını bulmak için kolaylık sağladığını düşünenler reklam ve tanıtımların sırasıyla şu kategorilerde işini kolaylaştırdığını belirtiyor: Teknolojik gereç, beyaz eşya, küçük ev aletleri (yüzde 63), gidip görmek istenen şehir/ülkeler (yüzde 50), sinema, tiyatro gibi eğlence faaliyetleri (yüzde 49). Bu bölümde kadınlarda, eğlence, eğitim, sağlıklı beslenme ve kozmetik ürünler ön plana çıkarken, erkeklerde otomotiv, spor ve finansal konular ön plana çıkıyor.



Algoritmaların farkında mıyız?

Araştırmaya göre her 10 kişiden yedisi algoritmaların farkında. Algoritmaların farkında olan her dört kişiden biri algoritmaların aldığımız kararlarda etkisi olduğunu belirtiyor.
(Not: Algoritma terimi katılımcılara açıklanmıştır.)

Algoritmalar karar almamızda ne kadar etkili?
İnternette ya da sosyal medya hesaplarında olan algoritmaların insanların alacakları kararlarla ilgili yönlendirme yaptığını düşünenlerin oranı yüzde 36. Her 10 kişiden üçü algoritmaların insanları alacakları kararlar ile ilgili yönlendirdiğini söylüyor.

Algoritmalar mutsuzluk mu getiriyor?
Dijital dünyadaki algoritmaların insan hayatını gün geçtikçe daha fazla kontrol edeceğini belirtenlerin oranı yüzde 61. 18-24 yaş arası gençlerde bu ifade diğer yaş gruplarına göre farklılaşarak öne çıkıyor. Her 10 katılımcıdan üçü ise algoritmaların insanların mutsuz olmasına neden olacağını belirtiyor.

İzlendiğiniz hissine kapılıyor musunuz?
Her dört katılımcıdan üçü internette ve sosyal medya da dolaşırken izlendiği hissine kapıldığını belirtiyor. Bu hisse kapılan her 10 kişiden altısı ise sosyal medya platformlarının onları izlemesinin rahatsız edici olduğunu belirtiyor. Her 10 kişiden yedisi verilerinin internette veya sosyal medya platformlarında güvende olduğunu düşünmüyor. Facebook Cambridge Analytica skandalını duyanların oranı ise yüzde 37.



Cambridge Analytica skandalı sonrası

Bu skandalı duyan her iki kişiden birisi Facebook kullanmaya devam ettiğini ama endişeleri olduğunu belirtiyor. Yine bu skandalı duyan 10 kişiden biri Facebook kullanmayı bıraktığını belirtiyor. Bu skandal sonrası sosyal medya hesaplarını kullanmaya devam edenlerin oranı yüzde 58. Her 10 kişiden dördü ise bu skandal sonrası sosyal medya kullanımını azalttığını belirtiyor. Araştırma katılımcıları Cambridge Analytica skandalı sonrası neler hissettikleri sorusuna; ilk sırada yüzde 64 ile güvensizlik yanıtını vermişler. Cinsiyet ve yaş detaylarında da “güvensizlik” duygusu diğer duygulara göre öne çıkıyor. Güvensizliği, endişe ve şüphe izliyor.

Herhangi bir yerde konuşurken, konuştuğunuz içerik hakkında reklam, mesaj vb. geldi mi?
Katılımcıların yüzde 48’i herhangi bir yerde konuşurken, konuştukları içerik hakkında reklam , mesaj geldiğini belirtiyor. Reklam ve mesaj geldiğini belirten her 10 kişiden sekizi bu durumun takip edilme hissi verdiğini ve çok rahatsız ettiğini belirtiyor.

Algoritmalar ve gelecek kaygısı
Her iki katılımcıdan biri gelecek dönem için giderek hakkımızda daha fazla veri edinen, gelişen ve yeni yetenekler edinen algoritmaların gelecekte insan hayatını olumsuz etkileneceğini belirtiyor. Her 10 kişiden üçü ise kararsız.