TEKNOLOJİ

DigitalAge | 07.11.2018 - 11:26

Uçak beklerken hack’lenmek

İstanbul Yeni Havalimanı siber güvenlik için 2 bin 250 metrekarelik alanıyla yapı ve kapasite olarak ortaya koyduğu iddiayı güvenlik anlamında da sürdüreceğe benziyor
.

Facebook
Twitter
Linkedin
+

Yanlış zamanda yanlış yerde olmak diye bir şey gerçekten var. Örneğin 14-16 Eylül arasında yolunuz Bristol Havalimanı’na düşseydi, uçuş ekranlarının kapalı olduğunu görecek ve sıkı bir karmaşa yaşayacaktınız. Geçen yılın mayıs ortasında Kiev Boryspil Havalimanı’ndakiler ise ekranlar kadar birçok bilgisayarın da durduğunu saatlerce süren rötar ve uçuş iptalleri ile deneyimlediler. Bu iki saldırı da fidye virüsleriyle yapıldı, ancak uzmanlar havalimanlarının günde ortalama birkaç siber saldırıyla karşı karşıya kaldığını belirtiyorlar. Bunun çaresi ise fiziksel önlemlerdeki katılığı dijital ortama uygulamak. Ancak bunu yaparken, kullanılabilirliği aksatmamanız, akışı yavaşlatmamanız ve herkesi koruyabilmeniz gerekiyor.

Her ne kadar ülkemiz havalimanlarında daha önce benzer bir olay yaşanmış olmasa da, İstanbul Yeni Havalimanı yapı ve kapasite olarak ortaya koyduğu iddiayı teknoloji ve güvenlik anlamında da sürdüreceğe benziyor.

Fiziksel ve siber unsurlar birleşiyor
İGA Havalimanı İşletmesi’nin kurduğu ve alt şirketi İGA Bilişim’in 200 milyon euro yatırımla hazırladığı teknolojik sistemlerin önemli bölümünü güvenlik oluşturuyor. Fiziksel güvenlik unsurlarını da teknolojiye adapte eden yaklaşım, kendi geliştirdiği Havalimanı Yönetim Yazılımı ile tüm akışı kontrol ederken, Türkiye’nin en büyük siber güvenlik operasyonuyla dikkat çekiyor. Resmî açılıştan önce basına havalimanının teknolojik altyapısını tanıtan İGA Bilişim Genel Müdürü Ersin İnankul, fiziksel güvenlik unsurlarının başında kamera ve radarla korunan 27 km’lik akıllı çitin geldiğini söylerken, iç mekanların ise emniyetle ortak çalışan analiz ve yüz tanıma özellikli kameralar, kartlı geçiş sistemleriyle donatıldığını belirtiyor. Bu sistemlerde dikkatimi çeken detaylardan birisi damar izi okuma teknolojisinin de kullanılması oldu. Bir diğer fiziksel güvenlik entegrasyonu da, Tier 3 sertifikalı sistem odalarında giriş ve çıkışlarda personele ağırlık testi yapılması.

Zararlı yazılımlara karşı özel merkez
Siber güvenlik için 2 bin 250 metrekarelik alanıyla Türkiye’nin en büyük operasyon merkezine ek olarak bin metrekarelik bir alan da emniyete ayrılmış durumda. Buradan 9 bin adet kamera izlenebiliyor ve bunların 250’sindeki analiz özellikleri ile yüz tanıma ve suçlu veri tabanıyla eşleştirme yapabiliyor.

Son dönemde verileri rehin alan fidye yazılımları gibi zararlı yazılımlara karşı da özel bir merkez kurulmuş. Burada altısı mühendis, 13’ü operasyon görevlisi olan 19 uzman önlem, tespit ve mücadele için çalışıyor. Bu merkezlerin her birinin 7/24 çalıştığını da eklemek gerek.

Aytun Çelebi, Gazeteci