ARAŞTIRMA

Sebla Kutsal | 10.10.2018 - 09:29

Teknoloji sektöründe kadının yeri

Deloitte’un TÜBİSAD işbirliğiyle hazırladığı ‘Teknoloji Sektöründe Kadın’ raporu, sektörde kadınlara yönelik önyargıların hâlâ tam olarak yıkılamadığını gösteriyor.

Facebook
Twitter
Linkedin
+

Deloitte Türkiye, ‘Teknoloji Sektöründe Kadın: Türkiye’de kadınları teknoloji sektörüne çekmek ve kariyer yolunda desteklemek’ temalı raporunu yayınladı. Çalışma; otomotiv, finans ve enerji sektörlerinde kadının rolüne ışık tutan serinin dördüncüsü olma özelliğini taşıyor. TÜBİSAD işbirliği ile yapılan çalışmaya, teknoloji sektöründen toplam 486 beyaz yakalı kadın çalışan katıldı.

BT, medya ve eğitim sektörleri cezbedici

Rapora göre, “Eğer sektör değiştirecek olsaydınız, nereye giderdiniz?” sorusuna verilen yanıtların başında bilgi teknolojileri, medya ve eğitim sektörleri geliyor. Öte yandan, sektörden ayrılış sebeplerinin en önemlilerinden biri kariyer yolunda ilerleme fırsatlarının ve terfi olanaklarının az olması olarak ortaya çıkıyor. Bunu, terfi konusunda ortaya çıkan rakamlar da destekliyor. Son şirketinde beş yıla kadar deneyimi olanların oranı yüzde 59 olmasına rağmen, son şirketinde hiç terfi alamayanların oranı yüzde 52 ve bir defa terfi alanların oranı ise yüzde 21.

Her iki kadından birinin hedefi üst düzey yöneticilik

Türkiye’de teknoloji sektöründe kadınların yüzde 53’ü üst seviye yönetici olmayı hedefliyor. Yüzde 19’luk kısmı orta seviye yöneticiliği hedeflerken, yüzde 10’u bağımsız (freelance) çalışma ve yüzde 8’i girişimcilik hedefine sahip. Sektörde çalışan her on kadından sekizi, hedefine ulaşmak için önünde açık bir yol görüyor. Bu açıdan diğer sektörlere nazaran en iyimser kadın çalışanlar teknoloji sektöründen çıkıyor.

Kadın liderlerin görünürlüğünün artması gerek

Kadınların yüzde 92’si, kendi kızını ya da ailesinden başka bir kız öğrenciyi teknoloji sektöründe çalışmak üzere teşvik edeceğini söylüyor. Kadın çalışanların yüzde 75’i, kadınların sektöre çekilebilmesi için onlara rol model olabilecek kadın liderlerin görünürlüğünün artması gerektiğini düşünüyor. Bu amaçla yapılması gerekenlerin arasında ayrıca; lise ve üniversiteli genç kadınlara yönelik programların düzenlenmesi (yüzde 50), esnek ve evden/uzaktan çalışma olanaklarının artırılması (yüzde 45), mentorluk programlarının hayata geçirilmesi (yüzde 35) ve tanımlanmış kariyer ilerleme adımları (yüzde 31) yer alıyor.

Çoğunluk, “sektörde olumlu değişimler olduğu” görüşünde

Kadınlar kendi şirketlerine kadın konusunda tam not vermese de düşük not da vermiyor. Zayıf ve çok zayıf seçenekleri diğer sektörlerde yapılan Deloitte çalışmaları arasında en düşük oranda seçilmiş durumda. Katılımcıların yüzde 64’ü genel anlamda sektörde de olumlu değişimler olduğunu düşünüyor olsa da, Türkiye’de sektörde hala yetersiz temsil edildiklerini belirtiyorlar. Yine de Türkiye’de otomotiv, finans ve enerji sektörleriyle karşılaştırıldığında genel ortalama yüzde 43 iken teknoloji sektöründe kadın çalışan oranı yüzde 67 seviyesine çıkıyor.

Kadın liderler “organizasyon ve yönetim becerileriyle” öne çıkıyor

Çalışmada yer alan katılımcıların tamamı kadın liderler ve erkek liderlerin farklı özellikler sergilediklerini düşünüyor. Kadın liderlerin, etkileme becerisi ve ikna kabiliyeti, organizasyon becerisi, yönetim alanındaki bilgi birikimleri ile öne çıktıkları düşünülürken; erkek liderlerin teknik beceriler, sektör bilgisi ve yönetim alanındaki bilgileriyle sektörde başarılı oldukları düşünülüyor.

“Teknoloji ve kadın” konusunda önyargılar kırılabilmiş değil

Genellikle olumlu sonuçlar elde edilen ‘Teknoloji Sektöründe Kadın’ araştırmasında kadınlar hakkındaki önyargıların tamamen aşılamadığı da görülüyor. Söz konusu teknoloji olunca, kadın çalışanların yüzde 54’ü, erkeklerin bilgisayar ve teknoloji konusunda kadınlardan daha avantajlı olduğunu düşünüyor. Toplumun, kadın ve teknoloji imajlarını birbiriyle bağdaştırmadığını düşündüğünü söyleyen kadın çalışanların oranı ise yüzde 76 gibi yüksek seviyelerde. Teknoloji sektöründe ücret ve performans adaletsizliklerinin nedeni olarak yüzde 55 ile toplumsal cinsiyet normlarının içselleştirilmemesi, yüzde 51 ile sektörün daha çok erkek çalışan tercih etmesi ve yüzde 49 oranında sektörün erkek egemen bir sektör olması gösteriliyor. Buna karşın, kadınların yüzde 84’ü, şirket içi kadın platformu ya da destek grubu olmadığını söylerken, sektörün tamamına hitap eden kadın platformlarının oranı yüzde 3 gibi düşük seviyelerde karşımıza çıkıyor.