TEKNOLOJİ

DigitalAge | 10.04.2019 - 10:31

Sosyal ağ algoritmasından ne beklenir, ne beklenmez?

Günden güne hayatımızın her anında karşımıza daha fazla çıkan algoritmaların insani kararlar verme konusunda sorumluluklarını anlamaları da gerekiyor. Bu açıdan yapay zekâ algoritmalarının sadece iyi kâr getirmesi değil aynı zamanda anlaşılır ve tarafsız olması da önem kazanacak.

Müşterinin velinimet olduğunu ve ancak memnun müşterinin ürün, servis ya da şirkete bağlı kalacağını bilmeyen yoktur. Startup dünyasında müşteri ve satılan ürün sayısının bir yerden sonra üssel olarak artması beklenir, bu artış olmazsa başarılı olmadığınız varsayılır. Peki üssel olarak müşteri sayınızı arttırmayı başardınız diyelim, müşterilerinizi memnun etmeye devam etmeyi nasıl başaracaksınız? Burada yapay zekâ devreye giriyor. Yapay zekâ algoritmaları bir internet sitesine giren ya da bir mobil uygulamayı kullanan müşterinin hareketlerini kayıt ediyor. Bununla kalmayıp halka açık yerlerde dolaşırken eğer hasbelkader yetki vermişseniz nerede olduğunuz bilgisi toplanıyor. Size birtakım şeyler sunuluyor. Sunulan şeyin (içerik) sizin orada kalmanızı daha da artırması için şirketler ellerinden ne gelirse yapıyorlar.

Yakın zamanda paylaşılan bebeğini kaybetmiş Avustralya’daki bir kadına ünlü bir sosyal paylaşım sitesinin bebek eşyası reklamı yapılması ile ilgili bir haber vardı. Kadının bebeğini kaybetmesinin üstüne böyle reklama maruz kalması tabii ki üzücü bir haber. Eğer sokaktaki bir panoda bebek reklamı görse idi kadına haksızlık yapıldığını düşünmeyecektik. Haksızlık yapıldığını düşündüren kişisel hesabı ile girdiği sitede böyle bir reklama maruz kalması. Çünkü içten içe şöyle düşünüyoruz: “Eğer benim özelime bir şey getiriyorsan benim ne halde olduğumu biliyor olman lazım.” Çünkü insan olarak başka bir insanı kendimize yaklaştırırsak onun bizim halimizden anlamasını ve uygun şekilde davranmasını bekleriz. Bebeğini kaybetmiş birine bebekle ilgili şeyler söylemek ise bir insan yaptığında ya acımasız ya da aptalca bir şeydir.

Sosyal paylaşım sitesinin kullanıcıları aslında onun müşterisi değil

Burada düştüğümüz iki hata var. Birincisi sosyal paylaşım sitesine kendimizle ilgili her şeyimizi, en yakın dostlarımıza bile söylemeyeceğimiz şeyleri, anonim olduğumuzu düşündüğümüz zaman ya da paylaşılmaz diye düşünüp söylüyoruz. Halbuki sosyal paylaşım sitesi bizim dostumuz değil. Bir dosttan ya da insandan bekleyeceğiniz kendi menfaatini sizinkinden üstte tutma, ahlaklı olma gibi bir şey beklemek ise uygun değil. İçinde yapay zekâ algoritmaları var diye akıllı ve hatta merhametli davranmasını beklediğimiz sosyal paylaşım sitesinin menfaati çok daha farklı çalışıyor.

Sosyal paylaşım sitesinin kullanıcıları aslında onun müşterisi değil. Sosyal paylaşım sitesinin müşterisi reklam verenler ya da para verip karşılığında başka herhangi bir amaçla bilgi toplamaya çalışanlar. Çünkü bu kurum ya da kişiler sosyal paylaşım sitesinin gelirini sağlıyorlar. Kurum ve kişilerin müşterisi ise sosyal paylaşım sitesi kullanıcısı. Hangi ürünün reklamının kullanıcının karşısına geleceğini algoritmalar belirliyor. Bu algoritmalar ise kullanıcının profilindeki yaş, cinsiyet, ilgi alanları, o anda neye ilgisi olabileceği gibi bilgilere ilgisini belirten kurumlardan birisini, o kurumun kullanıcının karşısına çıkmak için sosyal paylaşım sitesine verdiği ücrete bağlı olarak gösteriyor. En sonunda kullanıcı bir şeyi alıp almamaya karar veriyor ve reklam veren kurum gelir kazanıyor. Bu şekilde reklam gösterince müşterinin satın alma olasılığı düşük olsa bile, tezgahtar, depo, mağaza, vitrin derdi olmayan kurum daha düşük bir fiyat verebiliyor ve satabiliyor. Buralarda satabilen müşteri kurum reklam vermeye devam ediyor. Kullanıcılar da paylaşımlarını yapmaya.

Görüp dokunamadığınız ürünü aldığınızda işler kötü giderse ne olur?

Aldığımız sekiz ekrandan bir tanesi bozuk çıkınca geri gönderdiğimiz ve kargo şirketinin aylarca depoda unutması sonucu kimsenin üstlenmediği, elimizde kalan ve ofisimizde hazin bir şekilde bekleyen ekranı düşünüp sinirlendim şimdi. Şimdi bir arama yaptım, “düşük bebek” deyince de “kartal bina yıkıldı” deyince de kıyafet, parfüm ve emlak reklamları geliyor. İngilizce “miscarriage” deyince ise sitenin “kalite”sine bağlı olarak birinde araba reklamı çıktı, diğerlerinde ise ne yaparsan kendini daha iyi hissedersin için bitki çayından egzersize tavsiyeler. Onlara basınca da manasız bir iki şey çıktı ve çıktım.

Eğer birisine uygunsuz içerik gitmiş ise, o zaman diyelim ki şikâyet etti ve bir şekilde sosyal paylaşım sitesine ulaştı. Bu şikâyet bir anomali olarak değerlendirilecek. Yapay zekâ sistemleri anomalileri değerlendirirken ya hiç dikkate almaz ya da biraz daha iyi ise ne kadar maliyeti olduğuna bakar. Dolayısı ile en sonunda sosyal paylaşım sitesine kullanıcının değeri de ne kadar dikkate alınacağı da ne kadar gelir getireceği ile ilgili olur.
Özellikle eğlenmek, zaman geçirmek için değil de, sağlığımız, eğitimimiz gibi daha önemli şeyleri yapay zekâ algoritmalarına verdiğimiz zaman, ne yaptıkları ile ilgili gerçek insanların muhakkak haberdar olmaları ve insanî kararlar verip sorumluluklarını anlamaları gerekecek. Bunun için de yapay zeka algoritmalarının sadece en iyi kar getiren değil aynı zamanda en anlaşılır, en tarafsız olması önem kazanacak.

Zehra Çataltepe, tazi.io Kurucu Ortağı