Google, yapay zekâ işlem gücünü yörüngeye taşıma hedefinin ilk testini 1 Ekim’de gerçekleştiriyor. Buzdolabı büyüklüğünde ve dört yapay zekâ çipi taşıyan MVP adlı uydu, Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden SpaceX’in Falcon 9 roketiyle, Transporter-18 ortak yük görevinde yörüngeye bırakılacak. Project Suncatcher kapsamında görüntüleme şirketi Planet ile birlikte geliştirilen uydunun görevi ticari hizmet vermek değil; Trillium adlı çiplerin uzay koşullarına dayanıp dayanmadığını ölçmek. Buna uygun olarak uydunun yörüngede kalma ömrü altı yıl tasarlanırken test görevi bir yılla sınırlandırıldı.
Güneş enerjisi uzayda sekiz kat verimli
Projenin gerekçesi enerji. Yörüngedeki paneller, yeryüzündeki benzerlerine göre sekiz kata kadar daha fazla enerji toplayabiliyor. Bu enerjiyle çalışacak olan uydu ise dört Trillium çipi taşıyor ve yaklaşık bir kilovat enerji kullanıyor.
Bu donanımın karşılaşacağı koşullar önceden test edildi. Yaklaşık 10 dakikalık fırlatma boyunca sistem, yer çekiminin 50 ila 100 katı kuvvete maruz kalıyor; yörüngeye ulaştığında ise radyasyon devreye giriyor. Google, çipleri UC Davis’teki Crocker Nükleer Laboratuvarı’nda sınadı ve Trillium çiplerinin beş yıllık bir uzay görevinde alacağından daha yüksek dozda radyasyona dayandığını açıkladı.
Çipler 15 dakika çalışabilecek
Fırlatma ve radyasyonun yanı sıra test edilen bir başlık daha var: soğutma. Uzayda hava akışı bulunmadığı için yeryüzündeki hava ve su soğutma yöntemleri işlemiyor; ısı ancak ışıma yoluyla dışarı atılabiliyor ve uydu bunu ısı boruları ile radyatörlerle sağlıyor. Bunun pratik karşılığı şu: Çipler iş yüklerini kesintisiz değil, yaklaşık 15 dakikalık aralıklarla çalıştırabiliyor, ardından soğuması için kapatılıyor. Soğuma süresinin ne kadar olduğu ise açıklanmadı.
Test bu kısıtlarla sürerken proje takvimi de belli. Google’ın bir sonraki adımı 2027’de iki uyduyla yapılacak lazer bağlantı testi; hedeflenen hassasiyet, kilometrelerce öteden madeni para büyüklüğünde bir noktayı tutturmaya denk. Şirketin uzun vadeli tasarımı 80’den fazla uydudan oluşan filolar ve uzaydaki veri merkezlerinin maliyetinin 2030’ların ortasında yeryüzündekilerle eşitlenmesi bekleniyor.
