TEKNOLOJİ

DigitalAge | 16.03.2021 - 10:43

Gain & Exxen: Hangisi daha iyi bir kullanıcı deneyimi vadediyor?

Yakın zamanda iki yeni dijital medya platformu Exxen ve Gain Medya yayın hayatına başladılar. İki platform da ciddi reklam kampanyaları ve hedef kitlelerinin ilgisini çekebilecek yapımlarla kullanıcı karşısına çıktılar. Userspots ekibi bu iki platformu kullanıcı deneyimi açısından inceledi.

Kullanıcı deneyimi dünyasını çok derin bir şekilde ikiye bölen temel bir rakam vardır. İstatistiğin altın rakamı 30’un kullanıcı deneyimi dünyasındaki karşılığı da bu rakamdır. Bir heyecan yaratmadan paylaşalım, rakamımız 5. Yıllar önce Jacob Nielsen’in yaptığı bir araştırma ile 5 kişiyle yapılan kullanılabilirlik testleri ile arayüzlerin sahip olduğu problemlerin yüzde 80’ine yakınını bulabildiğiniz ortaya çıkmıştı. Bu çalışma kullanıcı deneyimi dünyasını ikiye böldü. Bu çalışmayı doğrulayan olduğu kadar farklı vakalarda çalışmadığını kanıtlayan onlarca araştırma yapıldı.

Buzdağının görünmeyen kısmı

Biz bu yazıda, Türkçe’ye ‘Kullanışlı Arayüzler Yaratma’ olarak çevrilen ünlü ‘Don’t Make me Think’ kitabının yazarı Steve Krug’un bir başka kitabında bahsettiği saklanan deneyim noktalarından bahsedeceğiz. Krug daha fazla sayıda kişiyle test yapmak yerine önce iki, üç kişiyle test yapıp bulunan kullanılabilirlik sorunlarını çözüp sonrasında ise önceki problemlerin arkadasına saklanan problemleri daha kolay bir şekilde ulaşabileceğinizden bahsediyor. Bazı problemleri çözdüğünüzde buzdağının görünmeyen tarafında kalan problemlere ulaşabiliyorsunuz.

Exxen

Exxen özeline baktığımızda aslında özellikle deneyim noktasında kullanıcıların yaşadığı sıkıntıların aslında yazılımsal problemler olması nedeniyle şu an buzdağının altında yatan diğer problemleri belki de görmüyoruz / göremiyoruz.

Algoritma, deneyim ve içerik

Ürünlerin yolculuğuna baktığımızda özellikle video içerikleri sunan sitelerin içerik, deneyim ve algoritma yatırımlarına odaklandıklarını görüyoruz. Bu ürünler, kullanıcının ilgisini yakalayacak ve ürün yolculuğunu başlatacak kaliteli içerikler, hızlıca ‘kullanıcının davranışları üzerinden bir modelleme oluşturup’ onu yeni içeriklerle tanıştıran bir algoritma ve izleyicinin izleme deneyimini iyileştirecek hareketler ile bütüncül bir yaklaşıma sahipler.

Algoritma noktasında, gözünüzü kapatıp YouTube ve Netflix tasarımlarını düşündüğünüzde aslında bu tasarımların yandaki gibi modüllerin alt alta dizilmesinden oluştuğunu görebilirsiniz.

  • Kullanıcının ilgisini çekeceğini düşündüğümüz videolardan oluşan ilk bölüm
  • Kullanıcının ilgisini çekecek diğer içerikler
  • Kullanıcının geçmiş izlemelerinden çıkarabileceğimiz bir diğer içerik listesi

Onu tanıdığımız bir diğer modül izledikleriyle alakalı gösterdiğimiz yeni içerikleri içeren modül
Bunun yanında yine platformların müşterilerine sundukları farklı özelliklerler ile de içerik tüketme deneyimini iyileştirmek için sürekli geliştirmeler yaptığını görüyorsunuz. Bu geliştirmeler, bir dizinin ikinci bölümünden itibaren giriş müziğini geçebilme özelliği kadar küçük olabileceği gibi YouTube’dan videonun ilgili parçalarının işaretlenmesi gibi izleyiciyi hızlıca videonun ilgili bölümüne götürecek şekilde de olabiliyorlar.

Exxen’in bu üçlüden şu ana kadar geri kalan her şeyi bir yana bırakıp ‘içerik’ kartını öne sürerek izleyicilerle buluştuğunu gözlemleyebiliyoruz. Algoritma ve deneyim alanında içerik alanında olduğu kadar iddialı olmayan üründe bu eksiklerin bir ‘Minimum Viable Product’ adını verdiğimiz bir ürün geliştirme stratejisinin bir yansıması mı yoksa açılış tarihine yetişmeye çalışan bir ürün eksikliği mi olduğunu ürünün yolculuğunu izlemeye devam ederek keşfedeceğiz. Exxen bu noktada içerik gücüyle belki de diğer iki noktanın Türkiye’deki kullanıcılar için o kadar da önemli olmadığını gösterecek bir ürün olarak da karşımızda yer alabilir.

Gain

Gain ise mobil içerik tüketimi odağına alıp bu yapıya uygun içerikleriyle beraber deneyim anlamında da en azından üzerine düşünülmüş hissiyatı veren bazı denemeler ile hayatımıza girdi. Şu ana kadar ürünün yolculuğuna bakarsak da daha iyinin arayışında olan ve deneyim hatalarından ders alan bir yapıda olduğunu görebiliyoruz.

Navigasyon

İnsanların şu varoluşsal üç soruyu bir web sitesinde gezerken veya bir mobil uygulama kullanırken kendilerine milisaniyeler içinde ve fark etmeden sorduklarını söyleyebiliriz:

  • Ben buraya nereden geldim?
  • Şu an neredeyim?
  • Buradan nereye gidebileceğim?

Gain özellikle ilk kullanımda izleyicisine uygulamasının içinde nasıl dolaşılacağıyla ilgili net ipuçları sunmadığı için kullanıcıların üç soruyla ilgili tatmin edici cevaplar bulmasını zorlaştırdı. Ürün bu navigasyon sıkıntılarını gidermek ve izleyicilerine navigasyonu öğretmek için bir ‘onboarding’ süreci tasarlasa da hala kolayca erişilebilen bir navigasyon ihtiyacının değerlendirilmesinde fayda olabilir.

Mental Model

Karanlık bir odaya girdiğinizde ışıkları nerede ararsınız? Bir web sayfasından çıkış/ logout yapmak isterseniz o linki nerede ararsınız?

Bu soruların cevaplarını geçmiş deneyimlerinize göre verirsiniz. Bu kararlar sizin sezgisel olarak aldığınız üzerine hiç düşünmediğiniz kararlardır, yani zihinsel düşünme modellerinizdir.
İkinci kez uygulamayı açan kullanıcıların canlı bir içerikle karşılaşması ve ‘her şeye ulaşabilecekleri’ bir anasayfaya ulaşma beklentilerinin karşılanmaması, geçmişte izlenilen içeriğe ulaşamama, videonun dakikasına bakarken sürekli videoyu durdurmamız, içeriğin klasik video platformlarındaki gibi sezon ve bölüm mantığı ile listelenmemesi video izlemeyle ilgili zihinsel modellerimizi zorlayan tasarım kararlarıdır. Gain bu kararların bir kısmını izleyicisine anlatıp öğrenebilirliğini artırma bazılarında ise o modellere uygun yapıları tasarlayarak hayata geçirme yolunu tercih etti.

Gain’in şu ana kadar gözlemlediğimiz ürün yolculuğu, izleyicisinin geribildirimlerini hızlıca tasarım kararlarını dönüştürebilecek mekanizmalara sahip ve bu yaklaşımın özellikle deneyim anlamında Gain’in buzdağının derinliklerine inebilecek yapıda olduğunun göstergesi.

MVP ne demek?

İki ürün için de kullanabileceğimiz Minimum Viable Product kavramı ile bitirelim: Minimum Viable Product olarak bilinen MVP, yapacağımız ana ürünün hızlıca hedef kitlesinden geri bildirim alabilmek ve ürüne pazarda bir ihtiyaç olup olmadığını anlamak için minimum efor ve fonksiyon setiyle ürünün hayata geçirildiği halidir.

Ürünün odaklandığı alada hedef kitlesine değer sunabilen en ufak yapıdır.
İki ürünü de MVP olarak adlandırarak aslında mükemmel ürünün olmadığını, ürün geliştirmenin bir yolculuk olduğunu ve iyi başlayanın değil iyi öğrenenin ve aksiyon alanın kazandığı belirterek iki girişime de yolculuklarında başarılar diliyoruz.

Not: Yazıdaki yorumlar tamamen kişisel olmakla birlikte Hem Gain hem de Exxen ile Userspots’un bir ticari ilişkisinin olmadığını da belirtmekte fayda var.