Skip to main content

2013’ten bu yana hazırlanan Fark Yaratan Kadınlar seçkisi, bu yıl farklı alanlardan 19 kadını ödüllendirdi.

Kimi bir aile tarifinden yola çıkıp 250 kadına iş kapısı açtı, kimi okyanusların en zorlu kanallarını birer birer geride bıraktı, kimi de tek bir haberle emeklilerin görünmeyen yoksulluğunu gündeme taşıdı. Fark Yaratan Kadınlar’ın bu yılki seçkisi, mutfaktan sahneye, korttan rafa kadar uzanan geniş bir yelpazede kendi yolunu açan 19 kadını buluşturuyor.

Seçkideki isimler bu yıl ilk kez başvurular ve jüri değerlendirmesiyle belirlendi. Ödül süreci başarıyı yalnızca unvanlar ya da kazanılan ödüller üzerinden ölçmüyor. Üretimin niteliği, toplumsal karşılığı, getirilen yenilik ve başkalarına açılan imkânlar da değerlendirmenin bir parçası. Bu kadınları buluşturan ortak nokta, hikâyelerinin kişisel bir başarının ötesine geçmesi. Kimi yerleşik kabulleri sorguluyor, kimi daha önce açılmamış bir kapıyı aralıyor. Gazetecilikten girişimciliğe, sinemadan profesyonel spora uzanan bu deneyimler, etkinin tek bir biçimi olmadığını gösteriyor.

İşte bu yılın Fark Yaratan Kadınları:

Gastronomi

Psikolojiden mutfağa uzanan bir yol

Refika Birgül’ün mutfağa uzanan yolu psikolojiyle başladı. Robert Koleji’nin ardından Koç Üniversitesi’nde psikoloji okuyan, sonra London Business School’da liderlik eğitimi alan Birgül, sanat organizasyonlarında ve hastane genel müdürlüğünde üst düzey yöneticilik yaptı. Ardından tutkusunun peşine düşerek Refika’nın Mutfağı’nı kurdu. Mevsimselliği, yerel malzemeyi ve köklü teknikleri pratik ve çağdaş yorumlarla buluşturan Birgül, 2017’de açtığı “Refika’nın Yemek Okulu” ve 2020’de başlattığı İngilizce kanal “Refika’s Kitchen” ile milyonlara ulaştı. 2010’dan bu yana yayımladığı altı yemek kitabı, yedi yıllık köşe yazarlığı, televizyon programları ve zanaatkârlığı destekleyen “Refika’dan” markasıyla Türk mutfak kültürünü birçok farklı alanda temsil ediyor.

Medya

Brüksel’den Washington’a bağımsız bir kalem

Cansu Çamlıbel, ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi’nin ardından Cardiff Üniversitesi’nde Uluslararası Gazetecilik yüksek lisansı yaptı. 2015-2016’da Harvard Üniversitesi’nin Nieman Bursu programına kabul edildi. NTV’de diplomasi ve Brüksel muhabiri olarak başladığı meslek hayatında Hürriyet ve Hürriyet Daily News’te haber müdürlüğü, yazı işleri müdürlüğü ve köşe yazarlığı yaptı. 2017-2019 arasında gazetenin Washington temsilcisi oldu. Beş yıl süren “Yüz Yüze Pazartesi” röportajlarıyla siyasi söyleşilerin yönünü belirledi.

Türk medyasında otosansür ve dış politika dinamikleri üzerine yaptığı akademik ve saha çalışmalarıyla tanınan Çamlıbel, bağımsız gazetecilik anlayışını T24 ve Gazete Duvar gibi dijital mecralarda sürdürdü. Bugün de siyaset, diplomasi ve medya odaklı derinlemesine söyleşi ve analizleriyle habercilikte fark yaratıyor.

Görünmeyeni manşete taşıyan gazeteci

Mine Şenocaklı, Gazete Oksijen’de yayımlanan haberleriyle Türkiye’nin gündemini değiştirdi. Aralık 2025’teki “Emeklilerin evi artık ucuz otel odaları!” haberi, emeklileri vuran yoksulluğun boyutunu gözler önüne serdi. Şenocaklı, Ankara Ulus’taki ucuz otellerin yaşlı emeklilerle dolduğunu, emeklilerin günlüğü 200 ila 400 lira arasında değişen odalarda kaldığını ve bazı odalarda tuvalet ve banyo bile olmadığını belgeledi. Altı ay sonra yazdığı “Sabahın 6’sında plazaların önü arabalarında uyuyanlarla dolu!” haberinde ise özellikle İstanbul’daki plazalarda çalışan beyaz yakalıların trafik çilesinden kurtulmak için verdikleri mücadeleyi anlattı.

Kültür & Sanat

Cannes’da Altın Palmiye’ye uzanan yapımcılık

Zeynep Atakan, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Televizyon Bölümü’nü bitirdikten sonra reklam sektöründe başladığı kariyerini yapımcılıkla sürdürdü. 2010’da Avrupa Film Akademisi’nin “Eurimages Yılın Yapımcısı” ödülünü aldı. Kutluğ Ataman, Tayfun Pirselimoğlu, Theo Angelopoulos ve Nuri Bilge Ceylan gibi usta yönetmenlerle çalıştı. Yapımcılığını üstlendiği Kış Uykusu, 67. Cannes Film Festivali’nde festivalin en prestijli ödülü olan Altın Palmiye’yi (Palme d’Or) kazandı.

Oscar Akademisi, Avrupa Film Akademisi ve Asya Pasifik Akademisi üyesi olan Atakan, birikimini genç kuşaklara aktarmak için 2010’da Yapımlab Atölyeleri’ni kurdu. 2024’ten bu yana hazırlayıp sunduğu “Neden Filmimi Çekemiyorum?” podcast serisinde sektör deneyimini ve bağımsız sinemanın üretim süreçlerini paylaşıyor.

Kamerasını kadın hikâyelerine çeviren yönetmen

Bir sahnenin kadrajı, kimin sesinin duyulacağına karar verir. Zeynep Günay 20 yılı aşkın kariyerinde bu kararı hep kadın karakterlerden yana verdi. Kartal Tibet, Ömer Kavur ve Atıf Yılmaz’ın setlerinde yetişen Günay, ilk dizisi Güz Yangını’ndan (2005) sonra Öyle Bir Geçer Zaman Ki ile 2011’de Altın Kelebek’te En İyi Dizi ödülünü kazandı. İstanbullu Gelin, 2018’de ona Uluslararası Emmy adaylığı getirdi. Antalya Televizyon Ödülleri’nde En İyi Drama Dizisi Yönetmeni seçilen Günay, karakterlerin psikolojik derinliğini, dönem atmosferini ve azınlık hikâyelerini kendine özgü bir estetik ve müzikaliteyle ekrana yansıtıyor. Kulüp’te Sefarad bir aile üzerinden azınlık belleğini ana akım bir platforma taşıdı. 2026’da yönettiği Orhan Pamuk uyarlaması Masumiyet Müzesi ile hikâyelerini uluslararası izleyiciye ulaştırdı.

Sağlık

Ruh sağlığını herkesin diline taşıyan hekim

Uzm. Dr. Gülcan Özer, uzmanlığını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tamamladı. Erişkin psikiyatrisi ve psikoterapi alanlarında yurtiçinde ve yurtdışında klinik çalışmalar yürüttü. Kurucusu olduğu Terapi İstanbul Psikiyatri Merkezi’nde bireysel psikoterapi ve çift terapisine odaklanan Özer, insan psikolojisini ve ilişki dinamiklerini samimi ve derinlikli bir dille ele alıyor.

Özer, deneyimlerini kitaplarıyla da geniş kitlelere ulaştırdı. 2016’da Herkes Kendi Hayatının Kahramanı’nı, 2017’de İnsan Halleri’ni yayımladı. Kolektif çalışma Salgın’ın (2020) ardından Yenal Bilgici ile yaptığı nehir söyleşi Bu İlişkiyi Konuşmalıyız, 2025’te Kronik Kitap’tan çıktı. Özer, klinik deneyimi ve kitaplarıyla toplumsal ruh sağlığı bilincine katkı sunmayı sürdürüyor.

Spor

Türk tenisinde yeni eşikler

Zeynep Sönmez, uluslararası kortlardaki istikrarlı yükselişiyle Türk tenisinin gelişimine katkı sağlayan isimler arasında yer alıyor. İlk ITF şampiyonluğunu 2020’de Antalya’da kazandı, 2023’te ilk kez WTA Tour ana tablosunda mücadele etti. 2024’te Merida’da ilk WTA tekler şampiyonluğunu kazanarak Çağla Büyükakçay’ın 2016’daki zaferinden sonra bunu başaran ilk Türk tenisçi oldu. Aynı yıl dünya sıralamasında ilk 100’e yükseldi. 2025’te Wimbledon’da üçüncü tura çıkarak Açık Dönem’de bunu başaran ilk Türk tenisçi olarak tarihe geçti. Pekin’deki WTA 1000 turnuvasında ve 2026 Avustralya Açık’ta da üçüncü tura kadar ilerledi. Temmuz 2026’da dünya sıralamasında 48’inciliğe yükselerek kariyerinde yeni bir eşiği aştı.

Engel tanımayan ralli pilotu

Kübra Denizci Keskin, dünyadaki tek engelli kadın ralli pilotu. Önce Uluslararası İlişkiler okudu, 10 yıl sonra psikoloji eğitimi aldı ve ardından Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamladı. Engellerini aşmak için yarış pilotluğunu seçti. 2018’den beri motor sporlarının içinde olan Keskin, 2022’de yarış lisansını aldı. 2023’te kendisi için özel olarak hazırlanan aracıyla Türkiye Tırmanma Şampiyonası’nda kadınlar kategorisinde birinci oldu. 2024’te Türkiye ve Avrupa Ralli şampiyonalarında yarıştı, aynı yıl Roma Rallisi’nde FIA’nın dünyadaki tek engelli ralli pilotu oldu. Avrupa Ralli Şampiyonası’nın Barum Yarışı’nda da kadın pilotlar arasında birinciliği elde etti.

Pasörlükten takım direktörlüğüne

Pelin Çelik, sahada ve saha dışında biriktirdiği deneyimi kadın voleyboluna taşıyan bir isim. 22 yıllık sporculuk kariyerinde 276 kez milli formayı giydi, Fenerbahçe’de oynadığı iki sezonda Türkiye Ligi’nin “En İyi Pasörü” seçildi. 2017’den itibaren A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın menajeri olarak Filenin Sultanları’nın uluslararası yolculuğunda yer aldı. Eylül 2021-Eylül 2025 arasında Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı’nın menajerliğini yaptı. Bu dönemde takım, ikişer Sultanlar Ligi, Kupa Voley ve Şampiyonlar Kupası olmak üzere toplam altı şampiyonluk kazandı. Ağustos 2026’da Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımı Direktörlüğü’ne getirilen Çelik, deneyimini artık takımın sportif yapılanmasında kullanıyor.

Yedi parkurun altısını geçen yüzücü

Her kulaç, bir kanalın bir yakasından ötekine uzanan bir hikâye. 25 yaşındaki Aysu Türkoğlu, dünyanın en zorlu yedi açık su parkurundan oluşan Oceans Seven’ın altısını tamamladı. Manş (2022), Kuzey Kanalı (2023), Cook Boğazı ve Catalina geçişlerini yüzen Türkoğlu, Kuzey Kanalı’nı geçen ilk Türk kadın oldu. 2025’te Kaiwi Kanalı’nı 21 saat 22 dakikada, Temmuz 2026’da Tsugaru’yu 13 saat 45 dakikada geçti. Bengisu Avcı’dan sonra bu eşiğe ulaşan ikinci Türk olan Türkoğlu’nun önünde tek parkur kaldı: Cebelitarık Boğazı. Bunu da geçerse Oceans Seven’ı tamamlayan ikinci Türk olacak. Vestel sponsorluğunda yüzen Türkoğlu’nun yolculuğu şimdilik 6/7’lik skorla sürüyor.

Girişimcilik/Sürdürülebilirlik

Su kesintisinden doğan bir girişim

Hülya Tomak’ın hikâyesi, Hatay’da çocukken yaşadığı su kesintileriyle başladı. Bu deneyim, onu su kaynaklarının daha verimli yönetilmesi üzerine çalışmaya yöneltti. Ege Üniversitesi Biyokimya Bölümü’nde okurken su, çevre, iklim ve teknoloji alanlarındaki öğrenci topluluklarında yer aldı. Su kullanımını veriyle izleme fikrini geliştiren Tomak, 2021’de TÜBİTAK desteğiyle Ege Teknopark’ta şirketini kurdu. Önce tek başına yürüttüğü çalışmaya zamanla ekip arkadaşlarını da katarak dijital su yönetim platformu Blueit’i geliştirdi. Blueit, tesislerdeki su akışlarını haritalandırıyor, sensörlerden ve farklı kaynaklardan gelen verileri bir araya getiriyor. Yapay zekâ algoritmalarıyla tüketim eğilimlerini, riskleri ve verimsizlikleri analiz ederek işletmelere su tasarrufu ve kaynakların daha etkin kullanımı için öneriler sunuyor.

Marka ve Liderlik

Kendi markasından küresel bir markaya

Nazlı Eda Kırali, marka yönetimi ve dijital dönüşüm alanlarında 16 yılı aşkın deneyime sahip. Sabancı Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olduktan sonra London School of Economics’te girişimcilik eğitimi aldı. Kariyerine Unilever’de Clear, Rexona ve Elidor markalarıyla başladı, ardından The Coca-Cola Company’de çalıştı ve ModaCruz’da Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü oldu. Düsseldorf merkezli gurme çikolata markası Madame Cheri’yi kurduktan sonra yeniden Unilever’e döndü. Algida’nın pazarlama ve medya liderliğini yaptığı dönemde, 2025’te sosyal medyada ses getiren “Yok Böyle Tat” kampanyasıyla hayali “Turşulu Twister” ürünü tanıtıldı. Dijital pazarlama, medya ve e-ticaret dönüşümü alanlarındaki çalışmalarının ardından The Magnum Ice Cream Company Türkiye’nin CMO’su oldu.

Sayılarla kurulan müşteri bağı

Her şey sepetle başlıyor: İçinde ne var, ne sıklıkla doluyor, hangi rafın önünden geçip kasaya ulaşıyor? Süreyya Bayraktaroğlu, ODTÜ Matematik ve Sabancı MBA’in ardından Coca-Cola, Vodafone ve Turkcell’de çalıştı ve kararlarını her zaman sayıların diliyle verdi. 2021’de Migros Sanal Market İş Birimi Direktörü olarak e-ticaretin başına geçti. 2022’den itibaren Migros One’ın Pazarlama ve Büyüme Direktörü olarak platformun büyümesini yönetti. Mayıs 2026’dan bu yana Migros Grubu Grup CRM ve Pazarlama İletişimi Direktörü olan Bayraktaroğlu, Money Club verisini ve mağaza ile dijital kanallardaki tüm temas noktalarını tek bir CRM stratejisinde topluyor. Mağazadaki alışverişle ekrandaki alışveriş artık aynı hikâyenin iki sayfası. Sadakat programından gelen veri de her müşteriye özel teklif ve iletişime dönüşüyor.

Vevey’den Türkiye’ye uzanan bir kariyer

Başak Ünal, Galatasaray Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirdi ve iş hayatına 2003’te Unilever’de başladı. 2007’de Nestlé’ye geçti, Damak ve KitKat gibi markaların pazarlamasında farklı görevler üstlendi. 2020-2024 arasında Nestlé’nin İsviçre’nin Vevey kentindeki genel merkezinde Çikolata Global Lideri olarak çikolata markalarının küresel büyüme ve inovasyon stratejilerini yönetti. 2024’ten bu yana Nestlé Türkiye Kurumsal ve Pazarlama İletişimleri ve Sürdürülebilirlik Direktörü olarak Yönetim Kurulu’nda görev yapıyor.

Reklam ve Strateji

Duvarları yıkan yaratıcı kolektif

Network ajanslarında geçen 25 yılın ardından unvansız bir yaratıcı kolektif kurmak: aRthuR İstanbul, Duygu Yegül ve ortaklarının bu hayalinden doğdu. Alice BBDO, Leo Burnett, Manajans JWT, Ultra RPM, Medina Turgul DDB, TBWA ve Publicis İstanbul’da çalışan Yegül’ün 2020’de kurduğu ajansta strateji, içgörü ve yaratıcılık, departman duvarları olmadan aynı ekipte buluşuyor. Bu yaklaşım Felis’te iki Büyük Ödül getirdi. Penti için hazırlanan “Hiç Çamaşırı”, iç giyim iletişimini kadının kendi bedeniyle kurduğu ilişki üzerinden yeniden yazarak 2023’te Büyük Ödül ile En İyi Vaka Yazımı Ödülü’nü kazandı. “Gayet Normal” ise 2022 Curious Felis Yaratıcı Strateji’de Büyük Ödül’ün sahibi oldu. Canva’nın Türkiye’deki ilk marka kampanyası da aRthuR imzalı. 2022’de 18 kişilik Craft Felis jürisine başkanlık eden Yegül, Custom Rebels ve Goka markalarının yaratıcısı ve Red Rouge Art galerisinin sanatçısı.

Kendi “neden”inin peşinde

Ankara’da doğup büyüyen Ceren Coşkun Sağlam, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde İşletme okudu. Euro RSCG (Havas) ve JWT ajans networklerinde çalıştı, JWT’de iki yıl üst üste network’ün High Potential listesine girdi. 2015’te Simon Sinek’in TED konuşmasını izledikten sonra kendi “WHY”ının peşine düştü ve şirketlerin merakını canlandırmak için stratejik danışmanlık şirketi Curious’ı kurdu. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Sağlam, Neoskola eğitmeni olarak da öğretmeye devam ediyor.

Marka Kuranlar

Kâğıt kalemden unicorn’a

Kübra Gündoğan, Türk mobil oyun sektörünün alışılmış düzeninin dışında kalan bir isim. Yayıncılar için oyun geliştirmek yerine kendi oyununa ve markasına sahip olmayı seçti. Aktardığına göre Pixel Flow!’un tutacağını daha ilk taslakta anlamış, oyunu kâğıt kalemle simüle ederken bile eğlenceli olacağını hissetmiş. Bu önseziyi yıllar içinde geliştirdiği 70 civarında prototip besledi. 2025’te Emre Çelik ile Loom Games’i kurdu. Pixel Flow! kısa sürede 10 milyonu aşkın oyuncuya ulaştı ve ABD’de en çok gelir getiren ilk 20 mobil oyun arasına girdi. Scopely’nin çoğunluk hissesini satın almasıyla Loom, Türkiye’nin en hızlı unicorn’u oldu. Ağustos 2026’da Pocket Gamer Mobile Games Awards’ta Gündoğan Rising Star seçildi, Pixel Flow! da aynı gece Yılın Oyunu ödülünü aldı. Ekibin hedefi oyunu en az 10 yıl yaşatmak.

Girişimciler/Teknoloji

“Sorunumuz yok” cevabını fırsata çeviren akademisyen

Prof. Dr. Aytül Erçil, akademide biriktirdiği yapay görme bilgisini dünyanın dört bir yanındaki mağaza raflarına taşıdı ve laboratuvarda üretilen bilginin sahada nasıl karşılık bulabileceğini gösterdi. 90’lı yıllarda Boğaziçi’nde öğretim üyesiyken yapay görme projeleriyle sanayi kuruluşlarının kapısını çaldı, ama çoğundan “Bizim sorunumuz yok” cevabını aldı. Bu cevap, onu araştırmayı ürüne dönüştürecek şirketler kurmaya yöneltti. 2014’te Dr. Ceyhun Burak Akgül ile kurduğu Vispera, markaların uzun süre göremediği bir alanı görünür hale getiriyor. Şirketin yapay zekâ çözümleri, sahada çekilen fotoğraflardan hangi ürünün rafta nerede durduğunu ve hangisinin eksik olduğunu tespit ediyor. Küresel tüketim markaları da raftaki gerçek durumu bu sayede izleyebiliyor. 2023’te 35 ülkede hizmet veren Vispera bugün 75’ten fazla ülkede kullanılıyor, Coca-Cola, Pepsi, P&G, Unilever ve Danone gibi küresel şirketlerle çalışıyor. Erçil, 2023’te Uluslararası Kadın Forumu’nun Fark Yaratan Kadınlar Ödülü’nü de almıştı.

Yerel Kalkınma

Bir börek tarifinden 250 kadına

Gül Koç, ailenin büyüklerinden Ülver Teyze’nin Rumeli böreği tariflerini İzmir’de kadın emeğine dayanan bir üretim modeline dönüştürdü ve ilham veren bir yerel kalkınma örneği ortaya koydu. Eşi Sait Koç ile 2015 baharında üretime başlayan Koç, Tansaş’ta 20 yılı aşkın süre mali işlerin başında bulunmuştu ve bu deneyimini işin içine kattı. Ülver Teyze’nin bütün ürünlerinde yalnızca katkısız tereyağı ve sızma zeytinyağı kullanılıyor, yufkalar elde açılıyor, malzemeler doğrudan üreticisinden geliyor. Böylece mutfaktaki her tercih, yerel üreticinin toprağında kalabilmesine de katkı sağlıyor. Gül Koç’un yarattığı asıl fark, birçok kadını istihdama kazandırması. Ekibindeki kadınların bir kısmı daha önce hiç çalışmamıştı, hatta bazıları iş görüşmesine bile tek başına gelemiyordu. Bugün 250 kadın, sekiz satış noktasında ve günde beş tonu aşan bir üretimde birlikte çalışıyor.