Skip to main content

Digital Age Kasım 2016 sayısı, “Dijital Eğlence” eki ile birlikte raflarda…

ROBOT BEY DİYECEKSİNİZ!

Geçtiğimiz aylarda Boston Dynamics tarafından geliştirilen Atlas isimli insansı robotun test aşamaları sırasında maruz kaldığı şiddet sosyal medyada büyük yankı uyandırmış ve insanlar dayak yiyen robotun adeta vicdanı olmuştu. Bu olaydan net bir şekilde şunu okuduk ki; robotlar akıllandıkça bizim gözümde tıpkı insanlar gibi bir karaktere ve kimliğe bürünmeye başlıyorlar. Buraya kadar çok da garip değil. Çünkü hatırlayın 90’larda “Tamagotchi’si öldü” diye intihar eden bir nesiliz biz. Konuşan, hal hatır soran robotu elbette öpüp başımızın üstüne koyacağız. Peki, bir sonraki adımda ne olacak? Bunu öngörmek çok zor değil. Çok yakında yapay zeka teknolojilerinin bir tık öteye gitmesiyle kendisine verilen senaryoların dışında, öğrenen ve belki de öğreten bir pozisyona gelecek robotların toplumdaki önemi de artacak ve bizlere onlara eninde sonunda bazı haklar vereceğiz. “Uluslararası Robot Hakları” kulağı hiç de tırmalamıyor. Peki, insanoğlunun kendi eliyle var ettiği bu akıllı makinelere “robot bey” ya da “robot hanım” demeye başlayacağı o günlere geldiğimizde hukuk dünyası bu yeni düzene hazır olabilecek mi?

DA_kasim 2016 Cover

Dijital nesnelerin hukuku olur mu?
Bu, buram buram fütürizm kokan hikayenin oyuncuları sadece robotlar değil elbette. Örneğin, otonom araçlar teknolojik açıdan her anlamda hazırlar. Ama gerek otomotiv üreticilerinin gerekse hukukçuların kafalarında olan milyonlarca soru işareti şimdilik sürücü koltuğunu boş bırakmaya izin vermiyor. Tesla geçtiğimiz günlerde açıkladığı raporda sürüsüz araçlar ile test aşamasında şu ana dek 200 milyon mil yol alındığını açıkladı. Peki, bu sürücüsüz araçları yola çıkarmak için yeterli mi? Bunun cevabını emin olun Elon Musk dahi bilmiyordur. Ama O ve diğerleri biraz acele etseler iyi olacak. Çünkü robotların, sensörlerin, otonom araçların, 3 boyutlu yazıcıların yan rol olduğu adı nesnelerin interneti olan bu filmin assolisti olan 5G pek yakında teşrif edecek. Ve o zaman gerçek anlamda birbiriyle iletişim kuracak milyarlarca nesnenin ve açığa çıkacak terabyte’larca verinin kontrolü için oturup hukuku ya da diğer sistemleri dönüştürmek için o kadar da fazla vaktimiz olmayacak. Bugüne döndüğümüzde, büyük resimde karşımızda bir yanda ışık hızıyla giden teknoloji diğer yanda henüz at arabasından Ford çağına geçememiş hukuk var. Zor bir müsabaka olacağa benziyor, kabul edelim. Ama şunu da hesaba katalım ki, belki de bu yeni dönemi kendi içinde değerlendirmek ve yeniden yorumlamak gerekecek. “Robot hata yaparsa kim sorumlu olacak, sürüsüz araç kediye çarptı, suçlu kim,” Senaryolarını halledelim elbette, tamam. Ama yüzyıllardan beri süregelen bir birikimin alışkanlığı olarak her olayda bir sorumlu arayan insanoğlu dijital çağda teknolojinin getirdiği kolaylıkları alıp cebine atarken, artık riskleri de kabul etmeli ve hukuk da kabul edilen bu risklerin üzerinden kendini yeniden dönüştürmeli.

Biz de tüm bu bilinmezler ve öngörülerden yola çıkarak Kasım ayı kapak dosyamız için hukukçular ve teknoloji şirketleri yöneticileri ile bir araya geldik ve nesnelerin interneti çağında hukuku masaya yatırdık.

Dijital Eğlence eki Kasım sayısında derginizle birlikte sizleri bekliyor…

DijitalEglence2016_Cover

Bu ayın öne çıkan diğer konuları ise şöyle;
Kasım ayında dergide yine birçok önemli dosya ve söyleşiler sizi bekliyor olacak. ABD’de başkanlık yolu, BrandWeek 2016’da sizi bekleyenler, Türk markalarının Instagram aşkı ve dijital dünyada merak edilenler bu ay Digital Age’de…