TEKNOLOJİ

DigitalAge | 24.07.2020 - 09:28

Covid-19’un fintech ekosistemine etkisi   

2020’nin ilk çeyreğinde küresel fintech yatırımlarıda bir düşüş var. Peki Türkiye’de durum ne? Covid-19’un Türkiye fintech ekosistemine etkisini Core Strateji Kurucusu İhsan Elgin ile birlikte değerlendirdik.    

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 nedeniyle birçok ülke sağlık sorunlarının yanında ekonomik zorluklarla da uğraşmak zorunda kaldı. Ancak bu dönemde şunu gördük ki finansal teknolojilere zamanında yatırım yapan Singapur, Hong Kong gibi ülkeler pandemi sürecinin ekonomik tahribatını en az seviyede hissetti. Ancak salgın tüm sektörlerdeki yatırımları olduğu gibi fintech sektörünü de etkiledi. 2020’nin ilk çeyreğinde küresel fintech yatırımların bir düşüş söz konusu. Forrester tarafından yayımlanan rapora göre bu yılın ilk çeyreğinde küresel fintech yatırımları 5,78 milyar dolara ulaştı, geçtiğimiz yılın aynı döneminde ise bu rakam 7,77 milyar dolar değerindeydi. Yılın ikinci yarısı ne gösterecek bilinmez ama sadece birkaç ay önce son yıllardaki en iyi dönemlerini yaşan küresel fintech girişimlerinin bu geçiş döneminde fon konusunda işleri çok kolay olmayacak. Tabii bu süreci kolay atlatabilmek için özellikle hükümetlerin sektör için açıkladıkları yardım paketleri büyük önem taşıyor. Bazı ülkeler için girişimlerin bu dönemde ayakta kalması çok önemli zira. Girişimleri desteklemek için istisnai önlemlerin alındığı ülkelerden Fransa bu bağlamda destek için 4 milyar Euro’yu hazır bulunduruyor ve Almanya 2 milyar Euro yardım paketi vaadinde bulunuyor. Öte yandan şaşırtıcı olmayan bir şekilde, fintech girişimlerinin bu döneme adapte olmaları da çok zor olmayacak gibi görünüyor. Birçoğu çevik takımlar ve sistemler inşa etme avantajına sahip olmaları nedeniyle iş dünyası içindeki geleneksel yapılardan çok daha fazla avantaja sahip. Covid-19’un Türkiye fintech ekosistemine etkisini üç ana başlıkta Core Strateji Kurucusu İhsan Elgin ile birlikte değerlendirdik.

Fintech’ler için finansman meselesi yeni normalde nasıl şekillenecek?

Bu dönemde fon arayan bir fintech girişiminiz var ise bazı uzmanların önerdiği gibi bu süreci ertelemek isteyebilirsiniz. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki bu dönemde hayatta kalacak girişimler pazar lideri olabilirler. VC’lerin para koyduğu işlemlerin sayısı ilk çeyrek itibariyle 404 işlem. Bu işlemler için 6 milyar dolar yatırım yapıldı. Bu rakam 2017 yılının ilk çeyreğinden daha düşük bir rakam. 13 çeyreğin en kötü rakamı bu. Erken seviye girişimlerde ise 1 milyar dolarlık bir yatırım var. Bununla birlikte satın almalar tarafında ciddi hareketlilik var. Visa, API üreten fintech girişimi Plaid’i 5,3 milyar dolara satın aldı. Yatırımlar düşerken satın almalar birleşmeler artıyor. Bu konuda görüşlerini aldığım İhsan Elgin’e göre bu satın almaların nedeni zorda kalan şirketlerin el değiştirmesi değil, asıl neden dönüşüm. İhsan Elgin: “Bu bir fırsat dönemi, küreselde bunu görüp harekete geçenler var. Türkiye’de ise yatırımlar yavaş seyrediyor ama Türkiye’de de satın almalar var. Bunların bir kısmı ürün olarak iyi, ama finansal olarak zor durumdaki girişimler. Bu dönemde girişim sermayesi şirketleri avantajlı, fon şirketleri bu girişimleri fonlamaya devam ediyor. Ancak duyumlarıma göre yaz döneminde Türkiye’de de yatırımlar hareketlenecek.

Online etkinliklere geçiş fintech ekosistemini nasıl etkileyecek?

Fintech girişim ​​endüstrisi, tıpkı teknoloji endüstrisi gibi her yıl dünyanın farklı noktalarında büyük etkinliklerde buluşuyor. Örneğin yılda birkaç kez fintech ekosistemi Amsterdam, Berlin veya Paris gibi şehirlerde bir araya gelir. Bu etkinliklerde, ortaklıklar kurulur veya finansman anlaşmaları imzalanır. Ancak bu yıl etkinliklerin çoğu ertelendi veya iptal edildi. Bazıları online konferans veya bir dizi web semineri ile ücretsiz sanal etkinliklere dönüştü.
Online etkinliklerin en azından bir süre daha bu sektör için norm olacağını düşünürsek bu sürecin fintech ekosistemi için artıları eksileri ne olacak? İhsan Elgin bu konuyu şöyle değerlendiriyor: “Örneğin bu etkinlikler için yılda 100 birim zaman harcadığımızı düşünelim. Bu 100 birimin ne kadarı gerçekten etkili ya da verimli idi. Hangi etkinliklere ben gitmek zorunda olduğum için gidiyordum? Hangilerine gerçekten gidiyordum? Hangileri gerçekten sonuç odaklı idi. İnsanlar bu dönemde şunu fark etti, işbirliği yaratan etkinliklerin dışındaki diğer etkinliklere gerek yok. Geri dönüşte sadece içerik odaklı etkinliklerin sponsorluk bütçelerinde düşüş yaşanacaktır. Daha iş odaklı etkinliklerin değeri artacaktır. Online ortamda B2B odaklı etkinlileri nasıl daha etkili hale getiririz peki? Bunun için yaratıcı çözümlere ihtiyacımız var.”

Online finansal hizmetler için bu dönemdeki fırsatlar neler?

Evden çalışmanın iş hayatının yeni normallerinden biri olduğunu düşündüğümüzde bu dönem girişimci bankalar ve fintech uygulamaları için birçok fırsatı da beraberinde getiriyor. Küresel çaptaki dijital ödemelerde ve mobil uygulamaların kullanımındaki keskin artış, bazı fintech uygulamalarının kullanımında yüzde 72’lik bir büyüme görülmesini sağladı. Monzo gibi yeni nesil bankalar, kredili mevduat veya krediler için bir dizi geri ödeme seçeneği sunuyor. Peki Türkiye’de durum ne? Bankalararası Kart Merkezi’nin açıkladığı verilere göre, nisan ayında internetten kartlı ödeme tutarının toplam içindeki payı yüzde 24 ile rekor seviyeye ulaştı. Online ödemelere olan bu müthiş ilgi bu sektörde iş yapan girişimler için de fırsatları beraberinde getiriyor. İhsan Elgin’e göre; fintech alanında şirketlerin kişilerle olan ticaretini kolaylaştıran ürünlerin fazla olduğu ekosistemimizde şirketler arasındaki ticarete dair dijital cüzdan gibi ürünler az. Elgin bu konuyu şöyle detaylandırıyor: “Kurumların bu dönemde en büyük arzusu kendi müşterilerinin bankası olmak olacak. Dolayısıyla çok finansal ürünlü dijital cüzdana dönmek bu dönemdeki en önemli fırsat. Diğer yandan değer zincirinin önemi çok arttı. Siz bir ürünü üretirken kaç yerle çalışıyorsunuz? Değer zincirinizdeki partnerleriniz ne kadar güçlü? Bunların çok önemli. Büyük şirketler bu dönemde bayilerini finanse etmeye çalışıyorlar. Şirketler bir anlamda bayileri için bankacılık yapıyor. Bu noktada bu süreçlerde kullanılacak finansal teknoloji çözümlerine de ihtiyaç var. Bu bağlamda girişimler için ortaya çıkan bir diğer fırsat yeni dönemde büyük şirketlerin daha fazla startup işbirliğine imza atacak olması.”