TEKNOLOJİ

H.Kerem Fındık | 10.12.2018 - 11:05

Akıllı telefon ve tabletlerin yaydığı mavi ışık neden zararlı?

Dünyagöz Hastanesi’nden Doç.Dr. Levent Akçay, dijital cihazlardan yayılan mavi ışığın zararlarını ve buna karşı alınması gereken tedbirleri anlattı.

Akıllı telefon ve tabletler neredeyse vazgeçilmez bir parçamız oldu. Bu cihazlar sunduğu faydaların yanı sıra yaydığı mavi ışıkla göz sağlığımız için bir tehdit oluşturuyor. Dünyagöz Hastanesi’nden Doç.Dr. Levent Akçay mavi ışığın zararlarını ve buna karşı alınması gereken tedbirleri anlattı.

Tablet ve telefonların yaydığı mavi ışık nedir? Özellikleri nedir?
Mavi ışık, ışık spektrumunda görülebilir bir ışıktır. Hayatımızda hem doğal hem de yapay şekilde bulunabilen mavi ışık, düşük dalga boyuna sahip yüksek enerjili ışık olarak da bilinir. Bu ışığın bulunduğu kaynaklar arasında güneş, dijital ekranlar (televizyonlar, bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletler), elektronik cihazlar ve LED ışıkları vardır.

Göze neden zararlıdır?
Mavi ışık dalgaları görülebilir Yüksek Enerji (HEV) ışınları olarak bilinir. Kısa ve güçlü dalga boyuna sahip mavi ışık dalgaları diğer uzun ve zayıf dalga boylarına nazaran daha kolay titreşir. Bu titreşim de görsel kontrastı azaltan, keskinliği ve netliği etkileyen bir parıltı yaratır. Bu titreşim ve parıltı göz yorgunluğu, uyku düzeni bozuklukları, bulanık görme, odaklanma zorluğu, göz kuruluğu ve tahrişi gibi birçok rahatsızlığa ortam oluşturuyor.

Uyumak için insan vücudu melatonin hormonu salgılar. Melatonin salgısı ise ancak gündüz ışığının ortadan kalkması ve mavi ışığın göze yansımaması ile salgılanır. Bu sayede uyku modu insanda oluşur. Melatonin aynı zamanda bir tür antidepresandır. Dijital ekranlardan yansıyan mavi ışık ise beyni yanıltarak melatonin salgılanmasına engel olur. Böylece uyku kaçar ya da huzursuzluk, depresyon, sinirlilik hali başlar.
Bu nedenle bazı cep telefonlarında mavi ışığı kapatmak için ayaralar bölümünde bir ek fonksiyon bulunur. Kişi bu ışığı gece kapatarak kısmen bu süreçten korunabilir.

Günde en fazla kaç dakika tablet ve telefona bakalım?
Teknolojinin eğitim ve okul hayatı içerisindeki kullanımının artışıyla birlikte mavi ışığa maruz kalma saatleri de aynı oranda artış gösteriyor. Yapılan araştırmalara göre günde ortalama 11 saati dijital ekranlar karşısında geçiriyoruz. Bununla beraber birçok fiziksel ve psikolojik rahatsızlık da beraberinde geliyor. Değişen ve gelişen yaşam standartlarımız nedeniyle dijital cihazlara olan ihtiyacımız artmış olsa da, bu ihtiyacı kontrollü şekilde sağlamak gerekiyor. Bilgisayar başında geçirdiğimiz vakti kontrol altına almak için 20-20-20 kuralına özen göstermek gerekmektedir. Her 20 dakikalık süreçte, 20 saniyelik aralar vererek 20 metre uzağa bakılmalı ve gözler dinlendirilmeli.

Mavi ışığın uyku ve depresyon dışında göze ne tür zararı var? Ne tür hastalıklara neden olabilir?
Mavi ışık ışınları gözün arka kısmında bulunan retinaya doğrudan ulaşıyor. Gözün sahip olduğu doğal filtrelerin yeterli koruma sağlayamaması nedeniyle retina hücrelerine doğrudan zarar veriyor. Retinada oluşan bu zarar da görme kaybı ya da yaşa bağlı makula dejenerasyonu oluşumuna neden oluyor. Katarakt ameliyatlarında mavi ışığı filtrelemek için göz içi lensinde koruyucu filtreler bulunması sarı nokta hastalığını önlemek için önemli.

Çocuklara zararı var mı? Çocuklarda tablet ve akıllı telefon kullanımı için önerileriniz nelerdir?
Tablet ve telefon kullanımı ile birlikte çocuk yaşlarda başlayan yakından bakma ve dikkat yoğunluğu bazı hastalıklara yol açar. Cihazların yakından kullanımının gözün ön ve arka çapını artırması nedeniyle çocuklarda miyopi rahatsızlığının görülmesine neden olabilir. Miyopi rahatsızlığının çocuklarda görülme olasılığı gelişen teknoloji ile birlikte yüzde 30’lardan yüzde 50 düzeylerine çıkmıştır. Bu nedenle çocukların dijital ekranlara maruz kalma saatlerinin kontrol altına alınması ve sık sık dışarıya çıkarılarak uzaklara bakmasının sağlanması gerekir. Çocukların, dijital ekranların başında geçirdiği zamanın da kontrol altında tutulması önemlidir. Her 20 dakikalık süreçte, 20 saniyelik aralar vererek 20 metre uzağa bakmalı ve gözlerini dinlendirmesi konusunda da çocukların teşvik edilmesi gerekir.