İNFOGRAFİK

DigitalAge | 13.08.2018 - 10:30

Sesli kitaplar ile kitaplıklarımız artık cebimizde

Storytel Türkiye Ülke Müdürü Berk İmamoğlu ile bir araya geldik ve sesli kitapların potansiyelini ve geleceğini değerlendirdik.

Facebook
Twitter
Linkedin
+

Bundan dört yıl önce, sesli kitap denildiğinde herkesin aklına öncelikle görme engelliler için oluşturulan sesli kitaplar ya da radyo tiyatrosu geliyordu. 2014’te Seslenen Kitap’ın lansmanının ardından, kitapseverler tarafından gördüğü ilgiyle sesli kitaplar bugünkü haliyle benimsenmeye başladı. Geçtiğimiz yıl Seslenen Kitap’ın Storytel’e tüm hisselerinin satışından sonra Storytel, bu yıl Mayıs ayında Türkiye’deki faaliyetlerine başladı. Storytel’in birçok farklı kategoride 100 bini aşan sesli kitabı, tüm dünyada 500 binin üzerinde üyesi bulunuyor ve şu an hem Türkçe hem de İngilizce kitap seçkileri sunuyor. Biz de Storytel Türkiye Ülke Müdürü Berk İmamoğlu ile bir araya geldik ve sesli kitapların potansiyelini ve geleceğini değerlendirdik.

Sesli kitapların hedef kitlesini ve potansiyelini değerlendirir misiniz?

Sesli kitapların hedef kitlesi, kitapla ilgilenen herkes.  Özellikle akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla beraber, günlük hayattaki yeri her geçen yıl daha çok artıyor. Bunun yansımalarını hem sesli kitap üretim sayıları hem satışlar hem de kullanıcılara yönelik yapılan araştırmalarda görebiliyoruz.

Sesli kitaplar sizce ne kadar zaman içerisinde hayatımızda daha fazla yer kazanacaktır?
Sesli kitaplar günlük yaşamımıza çok iyi uyum sağlıyor ve dijitalleşmenin artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiği bugünlerde sesli kitapların çok kısa bir süre içinde çok daha fazla yaygınlaşacağını düşünüyorum. Bununla birlikte, insanlar kitap dinlerken ev işleri, spor ya da işe gidip gelmek gibi günlük aktivitelerini gerçekleştirebiliyorlar. Sesli kitapları deneyimleyen kitapseverler, günümüz hayat şartlarının getirdiği yoğunluğun içinde bile kitap okumaya tahmin ettiklerinden daha fazla zaman ayırabildiklerini görüyorlar.

Sesli kitap tarafında ürün ortaya çıkarma süreçlerinden ve işin piyasasından kısaca bahseder misiniz? 

Öncelikle kitaplarla, hem de çoğu zaman best seller kitaplarla, bu kitapları yayımlayan yayınevleriyle ve hatta yazarlarla çalışıyoruz. Diğer taraftan Türkiye’nin en iyi sesleriyle çalışma fırsatına sahibiz. Sesli kitaplar ile ilgili sektör ve piyasa tanımları dört sene önce Seslenen Kitap ile başladı dememiz yanlış olmaz sanırım. Hatta, ilk iki sene Seslenen Kitap’ın yayınevlerine ve kullanıcılara erişim seviyesi de bir piyasa veya sektör oluşturacak seviyede değildi, büyüme aşamasındaydı. Şimdi Storytel ile bambaşka bir seviyede olmaktan dolayı sevinçli ve gururluyuz.

Seslenen Kitap’tan Stroytel’e geçiş sürecini anlatır mısınız? 

Bildiğiniz üzere Türkiye’nin ilk sesli kitap dükkânı Seslenen Kitap’ın tüm hisselerinin Avrupa’nın lider sesli kitap platformu Storytel’e satışı Ekim 2017’de tamamlanmıştı. Bu işlemin ardından Türkiye’yi sesli kitap konusunda önemli bir pazar haline getirmeyi amaçlayan Storytel olarak, Mayıs 2018 itibariyle ‘streaming’ servisimizi Türkiye’de sunmaya başladığımızı duyurduk. Storytel’de tüm kitapseverler, aylık abonelik ücreti karşılığında platforma üye oluyor ve platformda bulunan tüm Türkçe ve İngilizce kitapları dinleme fırsatı elde ediyorlar. Böylelikle kullanıcılar, hem iki farklı dil hem de daha güncel bir sistem fırsatı elde ederek, çok daha fazla sayıda kitaba ulaşmış oluyorlar. Seslenen Kitap’ta kullanıcılarımızın bize iki eleştirisi oluyordu; birincisi, sisteme daha fazla kitap eklememiz, ikincisi ise özellikle bir ay içinde birkaç kitap dinleyen kullanıcılarımıza fiyatların yüksek gelmesi. Biz Storytel ile birlikte her iki eleştiriye de çözüm getirdiğimizi düşünüyoruz.

Dünya dijital kitap yayıncılığında büyüyen segmentler arasında ilk sırada sesli kitaplar geliyor. Sesli Yayıncıları Birliği’nin (APA) verileri bu durumu doğruluyor. APA 2017 yılı verilerine dayanarak hazırladığımız infografiği paylaşıyoruz.