Skip to main content

MENA kelimesinin anlamını bilmiyorsanız henüz Türkiye dışında iş yapmayı düşünmediniz demektir. Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi teknoloji dünyasında “mavi deniz” olarak tanımlanabilecek, rekabetin düşük, pazar fırsatlarının çok fazla olduğu bir bölge.

MENA
Hemen yanı başımızda, ülkemizin bilinirliği güçlü, kültür ve iş yapma biçimleri tanıdık ve kolaylıkla anlayabileceğimiz bir pazar. Yaklaşık 350 milyonluk, çoğu Arapça konuşan bir nüfustan bahsediyoruz. Tek bir dil ile bu kadar büyük bir pazara ulaşmak çok değerli. Her ülkede Arapçanın farklı olduğuna dair söylenenleri çok dikkate almayın çünkü yazılı Arapça her yerde aynı. Farklılıklar sadece konuşurken ortaya çıkıyor.

Bugün Çin’de oyun geliştiren bir stüdyo bulunduğu yerden oyununu tüm dünyaya açabiliyor, tüm dünyada reklam yapıp gelen kullanıcıların verilerini takip edebiliyor.

Teknolojide coğrafik sınırların, bariyerlerin kalktığı bir dönemde MENA bölgesi özellikle Arapça sayesinde aslında bir pazara giriş bariyer oluşturuyor. Sadece oyun değil, birçok uygulama ve ürün Arapçayı eklemeyi ilk lansmanda değerlendirmiyor, çünkü kullanıcı arayüzünü değiştirmesi gerek. Soldan sağa yazılan 15 dili eklemek sadece bir tercüme işiyken, sağdan sola yazılan Arapçayı eklemek için çok ciddi geliştirme yükü getiriyor.

Türk teknoloji firmalarının bunu bir avantaj olarak kullanması gerektiğine inanıyorum. Türkiye’de başarılı olmuş iş modelinizi neden hemen Arapçaya tercüme edip MENA bölgesine sunmuyorsunuz? Bölgenin, Türk firmalar açısından bir avantajı daha var. Banka ve telekom şirketi gibi büyük ölçekli firmaların üst düzey yönetimlerinde çok sayıda Türk yönetici çalışıyor. Dünyada hiç bir ülkede olmadığı kadar Türk üst düzey yöneticiye tek bir telefon ya da mesajla ulaşmak mümkün.

Peki Arapçaya tercüme edip bölgeye reklam yapmak yeterli mi? Tabii ki değil. Hiçbir zaman, hiçbir bölge için yeterli olmayacak. Yurtdışına açılıyorsak dersimizi çalışmalıyız. Uçağa atlayıp gitmeli, ortamı görmeli, insanları, potansiyel müşteri ve iş ortaklarını dinleyip ihtiyaçları anlamalıyız.

MENA sadece Dubai’den ibaret değil

 

Bu noktada önyargılardan da kurtulmamız gerekiyor. MENA bölgesinde parasını her gelene vermeye hazır bir topluluğun sizi beklediğini düşünmeyin. Özellikle Körfez (GCC) bölgesinde çok iyi eğitimli, ileri düzeyde İngilizce konuşan, dünyadaki gelişmelerden haberdar bir kitleye hitap edeceksiniz. Kısacası, iyi hazırlanmadan bu yola çıkarsanız şansınız pek yüksek olmayacaktır.

Bölgenin en havalı yeri Dubai olabilir. Ama sadece Dubai’yi gören birisinin MENA’yı anlaması mümkün değil. Örneğin, çoğunlukla kredi kartı kullanmayan Suudi Arabistan’dan tahsilatın nasıl yapıldığını çözmeniz gerekecek. Biraz detay incelediğinizde, dünyada kargo firmalarının ödeme firması gibi çalıştığı, teslimatta ödemenin en yaygın pazarın MENA bölgesi olduğunu göreceksiniz. Mısır’a gittiğinizde ise insanların ekmek gibi günlük alışverişlerinde bile ön ödemeli kart kullandıklarını görmek sizi şaşırtabilir.

MENA; akıllı telefon penetrasyon oranının çok yüksek olduğu, teknolojik ürünleri kullanmaya çok yatkın ve istekli bir toplum. Biraz sıcak bölgelere inip terleyen teknoloji girişimcileri, şirketlerine çok hızlı uluslararası gelir ve başarı elde edebilir.