Washington’ın benimsediği yeni terminoloji şirket isimlerine kadar ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın resmî yazışmalarda ve politika metinlerinde “Artificial Intelligence” (AI) yerine “Super Intelligence” (SI) ifadesinin kullanılması yönündeki talimatının ardından Elon Musk da adımı gecikmeden attı.
X’te gelen soruyla netleşen isim değişikliği
SpaceXAI biriminin adının SpaceXSI olup olmayacağı, bir kullanıcının X’te Musk’a yönelttiği soruyla gündeme geldi. Musk soruyu “Evet, bu değişikliği yapacağız” diyerek yanıtladı ve SpaceX’i bir “Süper Zekâ şirketi” olarak tanımladı.
Hamle gerçekleşirse, xAI’ın bu yılın başlarında SpaceX bünyesine katılması ve temmuzda SpaceXAI adını almasının ardından birim son üç ay içinde ikinci kez isim değiştirmiş olacak. Grok ve diğer yapay zekâ çözümleri bu yeni adlandırma altında faaliyetlerini sürdürecek.
AI’yı rafa kaldıran kararname
İsim değişikliğinin arkasında Trump’ın 29 Eylül’de imzaladığı başkanlık kararnamesi yatıyor. Kararname, yürütme organlarının ve devlet kurumlarının AI yerine SI terimini kullanmasını şart koşuyor. Hukuki tanım mevcut yapay zekâ tanımıyla aynı kalsa da Beyaz Saray, yeni terimin modern sistemlerin kapasitesini daha iyi yansıttığını savunuyor.
Yönetim aynı süreçte, Ulusal İstihbarat Direktörü Jay Clayton ve diğer üst düzey yetkililerin başkanlığında 120 gün görev yapacak bir “Süper Zekâ Gücü” kurulduğunu duyurdu. Yapının gündeminde siber güvenlik riskleri, altyapı ihtiyaçları ve model hassasiyetleri yer alıyor.
Genel bir kullanım mı, marka iletişimi mi?
Teknoloji dünyasında “Süper Zekâ” ifadesi, bugüne kadar insan zekâsını açık ara geride bırakan ve henüz hipotez aşamasında bulunan AGI/ASI sistemleri için kullanılıyordu. Trump yönetiminin ve Musk’ın terimi bugün kullanılan yapay zekâ teknolojilerini de kapsayacak biçimde genele yayması ise teknik bir kırılmanın değil, politik ve iletişimsel bir marka güncellemesinin işareti olarak değerlendiriliyor.
