yazarlar

03.11.2014 - 18:48

Fark yaratmak mı istiyorsun yoksa zengin olmak mı?

Zenginler bilinenin aksine oldukça sıradan işlere sahipler. Bir çoğu da çok zeki değil. Peki işlerinde bir fark yaratmadan nasıl zengin oluyorlar dersiniz?

Facebook
Twitter
Linkedin
+

Time dergisinde Eric Baker tarafından yayımlanan bir yazı hayli ilginç bulguları ortaya koyuyor. “The Millioner Next Door” ve “The Millioner Mind” kitaplarının yazarlarının 700 zengin üzerinden yürüttüğü araştırmaya ışık tutan yazı, zengin olanların 4 ortak özelliğine dikkat çekmiş.

1) Kendi işlerini yapıyorlar

Bir yerde çalışarak milyonlar kazanmayı beklemeyin. Ticari fikirlerinizi başkaları için değerlendirirseniz doğal olarak pastadan en büyük payı da onlar alırlar. Her ne kadar kendi işini kurmak riskli gibi görünse de (şirket kurduğunuzda ayakta kalma şansınız ilk 5 yılda yüzde 50; ilk 10 yılda ise yüzde 30), bir başkası için çalışmak aslında daha riskli. Lakin şirket sizinse işlerin kötü gideceğini öngörebilmeniz daha kolay çünkü finansmandan, operasyon ve pazarlamaya kadar tüm birimlere ait bilgiler size tamamen açık. Ancak eğer çalışansanız bu bilgilere erişiminiz daha kısıtlı ve işyerinizde patronunuzun kötü bir kararı sizin kaderinizi öngörülemeyen bir anda değiştirebilir.

2) Zenginler işlerini stratejik olarak seçiyorlar

Zenginler bilenin aksine konu iş olduğunda tutkularını takip etmeyebiliyorlar. Hatta aralarında kurdukları isle ilgili bilgi ve tecrübe sahibi olmayanlar da var. Baktıları tek şey para kazanabilecekleri; talebin yüksek ve arzın düşük olduğu sektörler. Araştırmaya katılan zenginlerin yüzde 63’ü kurdukları işlerin herhangi bir özel fark yaratmadığını ve sıradan işler olduğunu itiraf ederken, sadece yüzde 37’si işlerini kurmadan evvel ciddi bir fark yaratmak üzere araştırma yaptığını söylüyor. İstatistikler de bazı sektörlerin başarı şansının diğer sektörlere oranla %600 daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin, 1982-2002 yılları arasında bir bilgisayar programı şirketi kurarak en hızlı büyüyen ilk 500 şirket arasına girmek, bir restaurant açarak bunu yapmaya oranla yüzde 608 daha yüksek bir olasılıkmış. İşte zenginler bu büyüme potansiyeli çok yüksek olan işleri öngörmede iyiler. Örneğin, eğitim sektöründe bugün çok inovatif çalışmalar yürütmek yerine, çok işlek ve bakir bir bölgede İngilizce kursu açmak daha fazla kazandırabilir.

3) Çok zeki değiller ama çok yüksek bir iş etiğine sahipler

Eski bir değiş vardır: Çok akıllıysan neden zengin değilsin diye. Zenginlerin akademik ortalamaları 4 üzerinden 2.9. Aralarında yüksek lisans yapmayanların miktarı da oldukça fazla. Lakin her adımını istatistiklere ve bilimsel verilere göre atanların risk alarak iş kurması zaten düşünülemez. Bu sebeple daha az bilgili ve eğitimli olanların bu noktada şansı biraz daha yüksek olabiliyor. Ancak bunların da bir çoğunun ortak özelliği sıradan bir insana göre daha yüksek iş ahlakı değerlerine sahip olmaları. Çünkü bu kişilerin yanlarında kendilerinden daha zeki ve daha becerikli insanları tutabilmesi ve ticari itibarlarını sürekli yükseltebilmeleri buna bağlı.

4) Çoğunlukla ucuz yaşıyorlar, paralarını harcamıyorlar

Bu araştırmayı hazırlayanlar araştırma için Manhattan’da bir daire tutuyorlar ve içeriyi ikramlık olarak havyar, pate ve seçkin şaraplarla donatıyorlar. Ancak zenginler geldiklerinde tek yedikleri kurabiye oluyor. Araştırmalara gore zenginlerin yüzde 50’si bir takım elbiseye 399 dolardan fazla ödememiş, hatta yüzde 10’u 195 dolar bile ödememiş. Bu sebeple bin dolarlık takımla gezen birisini görürseniz bu kişinin zengin olmama ihtimali daha yüksek. Peki, ya araç? Eğer son model Mercedes ile gezen birisini gördüyseniz bu kişinin milyon dolarlarının olma ihtimali daha düşük çünkü zenginlerin yarısından fazlası zaten bir araca 30 bin dolardan fazla para ödememişler.