yazarlar

23.11.2012 - 10:46

Hackathon

Hackathon’a hoş geldiniz. Yazılımcılardan oluşan bir ekip, sıfır uyku, sınırsız pizza ve büyük hayaller. Amaç 48 saat içerisinde sıfırdan bir iş kurmak. Kökü ‘hack’ olan bu terim bir yarışmayı ifade ediyor. Google, Facebook ve çok sayıdaki büyük teknoloji şirketi bünyelerinde aralıklarla gerçekleştirdikleri yazışmalarla kendi yazılım mühendislerinin yine kendi ürünlerini hack’lemesini talep ediyor. Hack’leyebilenlere çeşitli ödüller […]

Facebook
Twitter
Linkedin
+
Hackathon’a hoş geldiniz. Yazılımcılardan oluşan bir ekip, sıfır uyku, sınırsız pizza ve büyük hayaller. Amaç 48 saat içerisinde sıfırdan bir iş kurmak.
Kökü ‘hack’ olan bu terim bir yarışmayı ifade ediyor. Google, Facebook ve çok sayıdaki büyük teknoloji şirketi bünyelerinde aralıklarla gerçekleştirdikleri yazışmalarla kendi yazılım mühendislerinin yine kendi ürünlerini hack’lemesini talep ediyor. Hack’leyebilenlere çeşitli ödüller ve üzerinde In Hack We Trust (İnandığımız Hack’leme Adına) yazan posterler dağıtılıyor. Ofislerin her yerine büyük harflerle H.A.C.K. yazıyor. Bir Google mühendisinin mesaisinin yüzde 20’si Google ürünlerini hack’lemek için geçirmesi üst yönetimce tavsiye ediliyor ki hem programlar hem de yazılımcılar gelişebilsin.  
İşte hacker düzeyinde yazılımı çok iyi bilen bu başarılı mühendislerinden oluşan ekipler bir süredir AT&T, Microsoft, Nokia ve Unilever gibi grupların organize ettiği Hackathon yazışmalarına katılarak kendilerine verilen 48 saatlik sürede bir uygulama geliştirmeye çalışıyorlar. Bu yarışmalar arasında global düzeyde katılımla yürüyenler de var. Örneğin, geçen yaz Foursquare’in uygulamasını geliştirmek için açtığı uluslararası Hackathon’a New York, San Francisco, Paris ve Tokyo’dan eş zamanlı 500 hacker katıldı. Ödül ise New York’a bir uçak bileti ve Foursquare kurucusu ile bir akşam yemeğiydi. 
Hackathon sürecinin işleyişi
Genellikle süreç bir konkur gibi işliyor. Öncesinde bir şirket x bir ürünü için bir uygulama geliştirilmesini istediğini ve ödüllü bir Hackathon açacağını duyuruyor. Ya da bir girişimci farklı bir yazılım fikriyle geliyor. Akabinde tasarımcı, yazılımcı ve iş geliştirme uzmanından oluşan ekip toplanıyor. 48 saat içerisinde neredeyse hiç uyumadan çalışarak sorunsuz işleyen ve hatta bir adı, logosu ve internet sitesi olan bir uygulama geliştiriliyor. Oluşturulan uygulamanın sunuşu birkaç dakika içerisinde iş geliştirme uzmanı tarafından yapılıyor ve kârlılığı tanıtılıyor. Ardından büyük sunuş CEO’lar, yazarlar ve yazılımcılardan oluşan bir ‘hâkimler’ kuruluna yapılıyor. Bazı büyük Hackathonlar’da kazananlar 250 bin dolarlık büyük ödüllerin sahibi oluyor.
Bu yazışmalar neticesinde doğmuş onlarca uygulama (App) var. Hatırlama aracı Namerick, filantrofik hesap makinesi Choice, satranç ve sudoku oyunu karışımı JesterChess ve çok daha fazlası Hackathon’lar sayesinde hayatımıza girdi. Facebook mühendislerinden Paul Tarjan her yıl 10 üniversiteyi geziyor, 200 öğrencinin katılacağı Hackathon’lar organize ediyor, genç yetenekleri tespit ederek merkeze götürüyor ve Mark Zuckerberg ile tanıştırıyor. 
Kaynak: Wired, Mart 2012, Steven Leckart