Özel Röportaj: Ali Haydar Bozkurt

Toyota Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt: “2020 yılında her modelimizin birer hibrit versiyonunun olmasını hedefliyoruz” 11 Mart 2011’de Japonya’da meydana gelen depremin ardından yaşadığı sıkıntıları atlatan ve üretim seyri normale dönen Toyota için kötü günler geride kalmış durumda.Türkiye’de satış ve satış sonrası hizmetlerde müşteri memnuniyetini belirlemek üzere KalDer tarafından yapılan araştırmalar sonucu […]

Uncategorized
DigitalAge, 07.09.2012 - 11:14

Toyota Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt:
“2020 yılında her modelimizin birer hibrit versiyonunun olmasını hedefliyoruz”
11 Mart 2011’de Japonya’da meydana gelen depremin ardından yaşadığı sıkıntıları atlatan ve üretim seyri normale dönen Toyota için kötü günler geride kalmış durumda.Türkiye’de satış ve satış sonrası hizmetlerde müşteri memnuniyetini belirlemek üzere KalDer tarafından yapılan araştırmalar sonucu son dört yıl müşteri memnuniyetinde hep ilk sırada yer alan şirket  2020 yılında Türk otomotiv sektöründe liderliği hedefliyor. 
Toyota’nın CEO’su Ali Haydar Bozkurt ile hibrit otomobil pazarından geleceğin otomotiv teknolojilerine, Toyota’nın 2012 hedeflerinden hükümetin yerli otomobil üretimi konusundaki teşvik politikalarına kadar merak edilen pek çok şeyi konuştuk.
Japonya’daki deprem, Avrupa pazarındaki daralma derken Toyota çok zorlu bir süreci geride bıraktı. Bu süreç Toyota’yı nasıl etkiledi? Toyota’da neler değişti?
Bizim için önemli olan uzun vadeli planlarımızdır. Mevcut durumundan dersler çıkartmak önemlidir. Toyota geçmiş tarihine bakıldığında tüm zorluklardan güçlenerek çıktı. Kurum kültüründen taviz vermeden gelişim gösterdiği bu süreçte liderliğe kavuşmayı başarmış, her zaman dönüşleri sıçrama şeklinde oldu.
Japonya’da meydana gelen deprem dünyanın 28 ülkesinde 75 noktada üretim yapan ve 170 farklı ülkede otomobiller satan Toyota’yı etkiledi. Üretim yapan fabrikalar depremin olduğu bölgeden 450 km daha güneyde ve o üretim tesislerinde bir hasar olmadı. Ancak tedarikçilerde bazı hasarlar meydana geldiğinden üretim sorunları yaşandı. Üretimde her şey normal seyrine döndü. 
Şu an için 2012 satışlarınız beklediğiniz yönde mi?

Sene başında planlamalarımızı yaparken yılın ilk yarısında hükümetin ekonomiyi soğutma çalışmalarının sonuç vereceğini ve pazarın geçen yılın aynı dönemine göre düşük seyredeceğini tahmin etmiş ve planlarımızı buna göre yapmıştık.  Yılın 2. yarısında, ilk yarısından daha yüksek ve geçen sene aynı dönemle paralel bir pazar seyri ile toplam pazarın bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 10 oranında daralarak yılsonunda 800 bin adet civarında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. 
Toyota olarak yılın ikinci 6 ayında GT86 ve Yaris Hybrid modellerimizin lansmanlarını gerçekleştiriyoruz. Yeni modellerimizin özellikle marka imajımıza büyük katkılar sağlayacağını düşünüyoruz.
Şu ana kadar hangi modelden kaç tane hibrit araç sattınız?

Toyota olarak dünyanın favori hibrit otomobili Prius’u 2010 yılı başında pazara sunduk. Hem elektrikli hem benzinli motora sahip Prius, çevreciliğinin yanında sürüş konforu ve performans garanti ediyor. Bugün Toyota dünyada 4 milyon adedi aşan hibrit araç satışı ve milyonlarca müşterisinin takdiriyle çevreci teknolojiler konusundaki liderliğini başarıyla sürdürüyor. Avrupa ile her türlü regülasyonda uyumlu olmamıza rağmen, çevreci araçları teşvik eden vergilendirme altyapısı  konusunda henüz adım atılmadı. Bu tarz bir uygulama başta hibrit olmak üzere yakıt tasarrufu sağlayan tüm çevreci teknolojilerin halkımız tarafından erişilebilirliğini artıracak ve enerji ithalatından kaynaklı cari açığı azaltacak.  Diğer yandan hükümetimizin strateji belgeleriyle kendisine zamanlama hedefleri koyarak bu konudaki kararlılığını açık bir şekilde ortaya koyması bizlere uzun vadede cesaret veriyor. 
Her modelden en az bir tane hibrit versiyonun olacağı yönünde açıklamanız var. Bunun ne zaman hayata geçeceğini ön görüyorsunuz?
Toyota Avrupa, 2012 yılında satışlarının yüzde 11 oranında hibrit olmasını hedefliyor.  Toyota olarak ayrıca 2020 yılında her modelimizin birer hibrit versiyonunun olmasını hedefliyoruz. Türkiye’de çok yakında B segmentinde bir ilk olarak Yeni Yaris’in hibrit versiyonunu pazara sunacağız. 1,5 lt motoru ve şehir içinde sadece 3,1 lt/100 km yakıt tüketimi ile Yaris Hybrid’in B segmentinde önemli bir oyuncu olacağına inanıyoruz.
Hibrit ve elektrikli araçlarınız dünyada en fazla hangi ülke ya da ülkelerde tercih ediliyor?

Hibrit Japonya’nın önde gelen otomobil teknolojisidir. Japonya’da 2012 yılında hibrit teknolojisine sahip araçların pazarın yüzde 25,9’unu oluşturacağı tahmin ediliyor. ABD’de Prius, ünlülerin de sıkça tercih ettiği ve imajlarına olumlu katkıda bulunan bir çevre ikonu haline geldi. Prius tercih eden ünlüler arasında Brad Pitt, Ryan Gosling, Julia Roberts, Leonardo Di Caprio, Cameron Diaz, Charlize Theron, Gywneth Paltrow, Susan Sarandon sayılabilir. 
Avrupa ise özellikle trafik sıkışıklığı ve hava kirliliği ile mücadelede hibrit teknolojisine oldukça büyük destek veriyor. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde hibrit teşvikleri veriliyor ve Avrupa’da toplam 21 ülkede hibrit teknolojisine özel teşvikler bulunuyor. Danimarka’da yaklaşık 12 bin, Norveç’te 9 bin ve Fransa’da 5 bin Euro, Hollanda’da otomobil vergisinden muafiyet, İngiltere’de ise 5 bin sterlin indirim ve bununla birlikte Londra’da trafik sıkışıklığı vergisinden muafiyet gibi uygulamalar ile hibrit teknolojisi teşvik ediliyor. 
Elektrikli araçlarla ve hibrit ile ilgili size gelen geri dönüşlerde en dikkat çekici noktalar neler? 

Otomotiv endüstrisi, gelişmiş yeni teknolojiler ile birlikte enerji tasarrufu, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve karbon salımları gibi çevresel konularda da olumlu katkılar yapıyor.  Şarj edilebilen elektrikli hibrit ve kısa mesafeler için tam elektrikli otomobillere ilginin ve geleceği şekillendirecek bu tarz çevreci teknolojilere yönelik yatırımların artması bunun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Bu teknolojilerin kullanımıyla birlikte yakın gelecekte çevreci araçlar ve şarj sistemlerinin dijital teknoloji kullanılarak merkezi bir sistem vasıtasıyla yönetilmesi de en önemli konuların başında gelecek. Mevcut şarj ve yakıt durumunun izlenmesinden en yakın şarj istasyonunun nerede olduğunun bulunmasına, enerjinin gün içerisindeki dağıtımından enerjinin en düşük maliyetli olduğu bölge ve saatin öğrenilmesine kadar farklı ihtiyaçlara cevap verecek bu ‘Akıllı Şebeke-Smart Grid’ sistemlere talep artacak.  Özellikle artması öngörülen elektrik tüketiminin, mevcut şebekeler üzerinde neden olabileceği yoğunluk ve bundan kaynaklanabilecek olumsuz etkiler de bu akıllı şebeke sistemleri sayesinde en aza indirilebilecek ve elektrik çevre dostu bir teknoloji olarak hayatımızdaki yerini alacak ve bunun yanında kendi elektriğini üreten hibrit sistemler de yaygın kullanılacak. Elektrikli araçların şu andaki kullanım verimliliğini ve pazarın bu araçların kabulünü düşünecek olursak, bu durum sadece elektrikli araçlarda teknolojik gelişmelere bağlı değil. Bunun için şarj altyapısının kurulması ve pil maliyetinin aşağıya çekilmesi gerekiyor. Toyota olarak kısa mesafeler için verimli olabilecek elektrikli otomobilleri üretmeyi ve pazara sunmayı planlıyoruz. Müşteriler tarafından daha çabuk kabul edebilecek, şarj altyapısına daha az ihtiyaç duyacak, sürüş menzili kaygısı taşımayan hibrit araçlar ile birlikte elektriğin geniş kullanımını sağlayan şarj edilebilir elektrikli hibrit araçları da özendirmeye çalışıyoruz. Şarj edilebilen elektrikli hibrit modelimiz Prius Plug-in Hybrid menzil kaygısı olmadan elektrik enerjisinden maksimum oranda fayda sağlayan en ileri hibrit teknolojisi. 
Elektrikli otomobil vergisinin yüzde 3’e inip, hibrit ve ticari araçların dışarıda tutulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de tüketicilerin özellikle çevreci araçlara düşük maliyetlerle erişimini sağlayacak vergi indirimlerinin yatırımları artıracağına inanıyoruz. Bu tarz indirim ve teşvikler, Avrupa’da ve Amerika’da üretici ve yan sanayi firmalarının fizibilite çalışmalarını rahatlıkla yapabilmeleri ve üretim planı oluşturabilmeleri için çok önceden planlanıp kamuoyuyla paylaşılmakta ve gerek üreticide gerekse tüketicide güven teşkil ediyor. Strateji belgelerinde gördüğümüz kadarıyla hükümetimiz de kendisine zamanlama hedefleri koyarak bu konudaki kararlılığını açık bir şekilde ortaya koydu. Çevreci araçların üretiminden tüketimine kadar oluşturulacak her türlü teşvik paketi otomotiv sektörünü motive edecek. 
Yerli otomobil konusunda somut adımların atılması konusunda açıklanan teşvik sistemiyle birlikte ne gibi gelişmelerin yaşanmasını bekliyorsunuz?
Teşvik konusuna her zaman 1’in 0’dan daha iyi olduğu mantığıyla bakmanın doğru olduğu görüşündeyim. Açıklanan teşvik paketinin doğru okunması gerekir. Teşvikten anlayış şöyle; ‘gelsin devlet her şeyi yapsın.’ Öyle bir şey olma şansı yok. Bugün zaten temel sıkıntımız, hem özel sektörün hem de devletin birlikte omuz omuza verdikleri bir dönem yaşıyoruz. Bizim zaten ekonomimiz devletin üzerine her şeyi yıkılacağı bir seviyede değiliz. Devlet cebinden çıkarıp para koymuyor ama alacaklarından vazgeçiyor. Teşviklerin çıktığı doğrultuda bir şeyler yapmayı planlayan firmalar için küçümsenmeyecek destekler var. Teşvikleri böyle değerlendirmek  gerekir. Bu açıdan baktığımızda yerli üretim konusunda Türkiye kendisini kanıtladı. Teknik bilgi, yan sanayi, işçilik ve kalite anlayışı gibi bir çok faktör ülkemizde mevcut. Yerli üretimden bir Türk olarak hepimiz gurur duyarız. 
Konuya 3 aşamalı bakmak gerekir. Kısa, uzun ve orta vadeli. Bence yerli otomobil işini uzun vadeye oturtmak lazım. 
Öncelikle, ülkemizde üretilen otomobillerdeki yerli içerik yüzdelerini artırmamız kısa vadeli hedefimiz olmalı. Çünkü derin teknolojiniz olmazsa ortaya çıkardığınız ürünle dünya piyasalarında rekabetçi olamıyorsunuz. Orta vadedeki hedefimiz de mevcut markaların ya da henüz yatırımları olmayanların mevcut otomobil yatırımlarının artırılmasını sağlamak olmalıdır ki, basına yansıyan projeler de bu yönde. Umarım bu çalışmalar sonucunda başarıya ulaşılır. 
Diğer bir konu da; 200 bin adet civarı öngörülen yerli otomobil satışının gerçekleşeceği 1 milyon adetlik iç pazarın yaratılması gerekecek. Erişilebilir fiyatlarda ve mutlaka dünya kalite ve tasarım standartlarında olan bir otomobil, yerli otomobil hedefinin başarı kriteridir. 
Sizce otomotivde fark yaratmada tasarım, teknoloji, üretim, pazarlama, satış sonrası hizmetler arasında hangi konuda daha iyi olmak firmaları öne çıkaracak? Toyota hangi konuda kendisini avantajlı buluyor?

Hepsinde iyi olmak ve müşteri beklentilerinin üzerine çıkmak büyük önem taşıyor. Tasarımda yeni anlayış, üstün teknolojik gelişmeleri otomobillere yansıtmak, çevreci özellikleri taşımak gibi bazı argümanları yerine getirmek zorundasınız. Bu rekabette öne çıkmanızı sağlayacak. Bunun yanında Toyota’nın temel felsefesi olan mutlak müşteri memnuniyeti de markamızı dünyada hep öne çıkarıyor. Özellikle Türkiye’de, satış ve satış sonrası hizmetlerde müşteri memnuniyetini belirlemek üzere Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından yapılan araştırmalar sonucu son dört yıl müşteri memnuniyetinde hep ilk sırada yer almak bu anlayışın en temel göstergesi.  Bunun yanında çevreci teknolojilerin referans noktası hibrit teknolojisinin öncüsü Toyota, bugün aynı zamanda dünyanın önde gelen hibrit üreticilerinden birisi konumunda. 

Araç içi teknolojiler konusunda son dönemde ürettiğiniz sunduğunuz ya da sunmaya hazırlandığınız teknolojiler neler?
Otomobil kullanımını eğlenceli bir hale getirmeyi kendine ilke edinen Toyota , ‘Toyota Touch’ ve ‘Toyota Touch & Go’  ile eğlenceli ve konforlu bir sürüşü garantiliyor. Toyota’nın tüm ürüm gamına uygulanmasına başlanan Toyota’nın ‘eğlenceli sürüş’ anlayışının uygulaması olan bu sistemler ile yolcuklar çok daha keyifli bir hale geliyor.  6.1 inçlik renkli dokunmatik ekran sistemiyle araç içi multimedya sistemi olan ‘Toyota Touch’, AM/FM radio, CD/ MP3 çalar, Bluetooth ile cep telefonundan görüşme yapma, cep telefonu adres defteri ile senkronizasyon ve yine cep telefonundan müzik dinleme özelliklerini içeriyor. USB ve AUX ile de mobil cihazlara bağlantı imkânı da sunuluyor. Dokunmatik ekrandan ayrıca kalan yakıt miktarı, anlık yakıt tüketimi, son 15 dakikadaki yakıt tüketimi gibi bilgiler alınabilirken, entegre geri görüş kamerası da park kolaylığı sağlıyor. Bu multimedya sistemi üzerine kurulu “Touch&Go” ise erişilebilir fiyatta navigasyon özelliğinin yanı sıra Bluetooth ile ekran üzerinden kısa mesaj alma ve gönderme, USB tabanlı fotoğraf görme özelliği imkânı da sunabiliyor. 
Otomotiv ile ilgili pek çok konuda öncü bir firmasınız. Pazarda kızışan rekabet ortamında nasıl farklılaşacaksınız? 

İnsanları motive etmek ve araçlar ile ilgili yeni zevkleri sunmak istiyoruz. Yeni zevkler derken, mevcut zevklere ek olarak ‘bağlantı’ ve ‘toplumlarda otomobilin gelecekteki rolü’ değerlendirilebilir.  Bu konsept, Toyota 2020 vizyonu ile de uyumlu. Güvenlik bizim için önemli bir konu. Yüksek güvenlikli ve yüksek kaliteli çevre dostu araçlar ile müşterilerimize daima heyecan veren, sürüş zevki yaşatan otomobiller üretme arzusundayız. Ayrıca, bugün yılda 6,7 milyar Euro Ar-Ge harcamasının yanı sıra sektörde en fazla patent sahibi olan firma da Toyota. Ulaşım sektörü tüm dünyadaki karbondioksit salımının yüzde 23’ünü oluşturuyor. Bunun en aza indirilmesi için yeni teknolojiler üzerinde çalışan Toyota, hedefini sıfır karbondioksit salımı olarak belirledi. 
Toyota’nın bu yıl ve önümüzdeki birkaç yıl için hedeflerinden kısaca bahseder misiniz?
Toyota son dönemde tasarım konusunda oldukça radikal bir değişim içinde. Yeni modellerimiz aracılığıyla müşterilerimizle kuracağımız duygusal bağın bundan sonra Toyota marka imajının önemli bir değeri olacağına inanıyoruz. Beğenilen ve güvenilen bir marka olarak 2020 yılında Türk otomotiv sektöründe liderliği hedefliyoruz. 
YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız !

YORUMLAR

Total wordpress themes free