TEKNOLOJİ

DigitalAge | 02.08.2017 - 10:34

Nakitsiz yaşama geçişte örnekler ve yasal zemin

Nakitsiz yaşama geçişteki radikallik açısından ilk başta örnek olarak Hindistan’ı belirtmişsek de, İsveç’in de nakitsiz yaşama adapte olmakta neredeyse birçok ülkeyi geride bıraktığını söylememiz mümkündür. Zira İsveç vatandaşlarının günlük ihtiyaçlarını karşılamada, hatta kilisede yaptıkları bağışlarda dahi kart kullandıkları gözlemlenmiştir

Facebook
Twitter
Linkedin
+

Nakitsiz-yasama-geciste--ornekler-ve-yasal-zemin-1Dijital ödeme sistemleri ve kart kullanımı dikkate alındığında ülkelerin nakitsiz yaşama geçiş sağlama konusunda hem yasal hem de günlük kullanıma ilişkin düzenlemeler yaparak bu yolda emin adımlarla ilerledikleri gözlemlenmektedir. Bu ülkelerin başında ise, 2016 yılının Kasım ayında, demonetizasyon sürecini başlatan Hindistan’dır. Hindistan Başbakanı Narenda Mondi, öncesinde herhangi bir bildirimde bulunmadan veya konu hakkında siyasi tartışmaya girmeden Hindistan’daki eski banknotların kullanımını yasaklamış, 500 ve 1000 rupi nakit banknotlar yasa dışı ilan edilmiş ve söz konusu banknotları kullananlar hakkında yaptırımlar uygulanacağı açıklanmıştır. Hindistan’ın bu uygulaması, ülkedeki vatandaşların büyük bir bölümünün banka hesabının dahi olmaması nedeniyle çeşitli tartışmalara yol açmıştır. Nakitsiz yaşama geçişteki radikallik açısından ilk başta örnek olarak Hindistan’ı belirtmişsek de, İsveç’in de nakitsiz yaşama adapte olmakta neredeyse birçok ülkeyi geride bıraktığını söylememiz mümkündür. Zira İsveç vatandaşlarının günlük ihtiyaçlarını karşılamada, hatta kilisede yaptıkları bağışlarda dahi kart kullandıkları gözlemlenmiştir. Yine aynı şekilde, nakitsiz yaşam konusundaki araştırmalarda Avustralya’nın 2027 yılına kadar nakit kullanma döneminin sona ereceği belirtilmiştir. Bunun dışında Apple ve Samsung’un da bir dijital ödeme hizmeti sunan PayPal ile anlaşma sağladıkları ve kullanıcılarına mobil ödeme hizmeti sundukları görülmektedir. Dünyadaki lider kredi kartı şirketlerinden Visa Inc.’nin nakitsiz hayata teşvik amaçlı “The Visa Cashless Challenge” adını verdiği program ile Amerika Birleşik Devletler’indeki küçük restoran ve kafe sahiplerine ödeme sistemlerini dijitalleşmeleri için teşvik sağladığı bilinmektedir.

Nakitsiz-yasama-geciste-ornekler-ve-yasal-zemin-1

Nakitsiz yaşam konusunda Türkiye’deki yasal zemin nasıl?

Nakitsiz yaşam konusunda Türkiye’ye baktığımızda, geçtiğimiz yıllara göre kredi kartı uygulamasında ciddi bir artış sergilediği görülmektedir. Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) açıkladığı verilere göre, 2016 yılının ilk çeyreğinde yerli kartların yurtiçi ve yurtdışı kullanımı 16 milyar TL iken, 2017 yılının ilk çeyreğinde bu rakamın 20,5 milyar TL’ye çıktığı görülmektedir. Bu çerçevede, Türkiye’nin günlük kullanımda fatura ödemesinden alışverişe, yemekten sağlığa hatta vergi ödemelerinde dahi nakit kullanmayı tercih etmedikleri görülmektedir. Bu şekliyle ülkemizin nakitsiz yaşama yakın olduğu kolaylıkla söylenebilecektir. Peki, yasal zemin? Bilindiği üzere, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun, 27 Haziran 2013 tarihinde, 28690 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanun ile Avrupa Birliği mevzuatları ile uyumlu olarak nakit dışı ödeme araçlarının ve elektronik paranın yaygın kullanımının hukukî alt yapısı oluşturmuşsa da, Kanun ile ödeme kuruluşlarının ödeme hizmetleri alanında faaliyette bulunabilmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ndan (BDDK) izin almasının zorunlu olması, söz konusu iznin belirli şartların karşılamasına bağlanması ve Kanun ile ciddi cezai ve idari yaptırımların düzenlenmiş olması ödeme kuruluşlarının ülkemizde faaliyet göstermeleri önünde bir sınır olarak kalmaktadır. Nitekim BDDK’nın ödeme kuruluşlarının sunucuların yurtiçinde bulundurulması koşulu nedeniyle PayPal Türkiye’den çekilme kararı almıştır. Nakitsiz yaşamın tüketicilere hızlı ve güvenli bir ödeme hizmeti sunması yanında, kayıt dışı ekonominin önünde bir engel oluşturması ve bu kapsamda vergi kaçakçılığı ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarının işlenmesi ve bu tür eylemlerin önüne geçilmesi konusunda ciddi bir fayda sağlayacağı şüphesizdir.