yazarlar

02.09.2017 - 14:04

Yeni bir Silikon Vadisi alternatifi (Bölüm 2)

2000’li yıllardan bu yana teknoloji, dijitalleşme ve girişim denince akla ilk gelen San Francisco’daki Silikon Vadisi idi. Bu bölgedeki model, gelişmekte olan diğer tüm ülkeler tarafından örnek alındı. Ama artık yeni bir örnek gerekiyor.

Facebook
Twitter
Linkedin
+

Yeni bir Silikon Vadisi alternatifi
Geçen ay, hepimizin Silikon Vadisi olarak bildiği, sihirli bir şekilde milyonerler doğurduğu düşünülen San Francisco’daki girişim bölgesinin pek bilinmeyen tarihinden bahsetmiştim. dgtl.ag/2f3ri9Q

O yazıda, bölgedeki başarının sihir ya da farklı bir olağanüstülükle alakası olmadığının, aksine Stanford Üniversitesi profesörü Frederick Terman’ın uyguladığı stratejik planının bir sonucu olduğunun altını çizmeye çalışmış ve bu planın detaylarını listelemiştim.

Silikon Vadisi modelini kopyalamak isteyip başarısız olan ülkeler, başarının altında yatan bu stratejiyi görmedi ve Vadi’nin son dönemini örnek aldı. Oysa Vadi’nin son dönemi, aslında sonunun başlangıcıydı.

Vadi’nin son dönemi yani yatırımcıların Silikon Vadisi ekosistemine entegre olmasından sonra Terman dönemi bir anlamda sona eriyor. Ve rasyonalitenin gerçek dışılıkla karıştığı bir döneme giriliyor. Peki, neden böyle bir değişim yaşanıyor?

Çünkü Vadi’nin müşterisi değişiyor ve eski müşteri yani askerler ile yeni müşteri yatırımcıların ihtiyaçları çok farklı.

Askerlerin ihtiyaçları gerçek: Bomba istedikleri yere düşmüyor, gizli telsiz konuşmaları düşman tarafından dinleniyor, radar yüzünden uçaklar kilometrelerce uzaktan fark ediliyor ve sürpriz saldırının tadı kaçıyor… Bunların çözülmesi hayat memat meselesi.

Yatırımcıların ihtiyaçları sanal; para, daha çok para. Ve start-up’lara düştükten alınan, yüksekten satılan bir çeşit hisse senedi olarak bakıyorlar. Ortada gerçek bir ihtiyaç-çözüm ilişkisinin olup olmadığı pek umurlarında değil. Biraz makyaj, biraz satın alınmış medya ve azıcık da spekülasyon ile start-up’ın değerlemesini şişirebilsin yeter.

Yatırımcıları da suçlayamayız aslında. Önlerinde ağızları sulandıran birçok örnek vardı. Nasdaq Borsa’sında işlem gören 300’ün üzerindeki internet şirketinin toplam değeri neredeyse 1,5 trilyon dolardı.

ABD hükümeti bu yanan ateşin altını kısıp önlemler almak yerine daha da harladı. 1997 yılında TRA97 (Tax Relief Act) adında yeni bir uygulamaya başlattı. Bu uygulama yatırımcılara inanılmaz vergi indirimi sağlıyordu.

Tüm bunlar yatırımcının Silikon Vadisi’ne finansman desteğini yağdırmasına neden oldu. Bunla birlikte, yağmurdan sonra mantarlar gibi çoğalan .com firmalarının çoğu içi boş ve şişirilmiş bir balona dönüştü. Karlılık ya da bütçe yönetimi anlamında beceriksiz ve amatörce davranan yöneticiler adeta bir showmen gibilerdi. Ta ki, 2000 yılındaki ABD tarihinin en büyük çöküşüne kadar.

Silikon Vadisi girişimcilikte liderliği kaybetmek üzere
Bu çöküş ile birlikte borsadaki birçok internet şirketi yok oldu ya da yüzde 90’ın üzerinde değer kaybetti.

Bu çöküşün ardından Vadi’nin tekrar toparlanması uzun sürdü. Bugün halen yaşayan Apple, Amazon ve Google gibi örnekler zor da olsa, küllerin arasından çıkmasını bildi.

Geçen onca yılın ardından şimdi her şey düzelmiş gibi görünüyor. Vadi’deki yatırımcı, finansman ve start-up miktarı tekrardan inanılmaz sayılara çıktı.

Fakat bu işin makyajlı yüzü ve birçok araştırma söylüyor ki, Silikon Vadisi, girişimcilik ve inovasyon ligindeki liderliğini yitirmek üzere.

Tufts Universitesi ve Mastercard’ın, 60 ülkede gerçekleştirdiği “Dijital Evrim Endeksi” araştırmasının sonuçlarına göre, ABD liderlerin arasından kayıp gitmiş gibi gözüküyor.

170 farklı indikatörün değerlendirildiği araştırmada ilk üç sırayı doğu ülkeleri kapmış durumda; Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yeni Zelanda.

Uzun yıllardır dijitalleşme liderleri olarak Avrupa ve ABD anılıyordu ama görünen o ki, bu tablo değişti. Danimarka, Hollanda ve Finlandiya gibi bu listenin üstlerinde görmeye alışık olduğumuz ülkeler yerlerini Suudi Arabistan, Hong Kong, Malezya gibi ülkelere bırakmışlar.

Gelecek ayki sayıda bu ülkelerin neleri farklı yaptığından ve Türkiye’nin önündeki fırsatlardan bahsedeceğim.

* Raporu incelemek için; Digital Evolution Index 2017 – bit.ly/2017dei