Skip to main content

Online videonun yükselişine hazır mıyız?

Türk İnternet kullanıcısının ayda 20+ saat ayırdığı video işini getiriye dönüştüren amatör girişimler nerede?  İnternette en çok ziyaret edilen ilk üçte, dünyada olduğu gibi YouTube, ilk 20’de ayrıca izlesene, dailymotion…


Türk İnternet kullanıcısının ayda 20+ saat ayırdığı video işini getiriye dönüştüren amatör girişimler nerede? 
İnternette en çok ziyaret edilen ilk üçte, dünyada olduğu gibi YouTube, ilk 20’de ayrıca izlesene, dailymotion gibi diğer video platformları var. Tüm dünyaya erişebileceğiniz YouTube’un 800 milyonu aşkın aylık ziyaretçisiyle PSY’nin Gangnam Style’ını 1,5 milyar kez izlenmesi çılgınlığının hepimiz farkındayız.
İnternetin yaygınlaşmasıyla derinden sarsılan basılı yayıncılık ve de müzik endüstrisinin ardından medyanın -özellikle Türkiye, ABD gibi ülkelerde en baskın ayağı olan- TV tarafında da iş modellerinin önümüzdeki yıllarda farklılaşacağını göreceğiz.
İstediğini istediğin zaman izle (Video-on-Demand) hizmetlerini geliştirmeye çalışan dijital ve kablo TV platform operatörleri mevcut TV kanallarının geniş yayın kütüphanesi içinden “istediğini izle” diyebiliyor, ama tüketiciler gittikçe artan oranda marjinal, ana akımda yer almayan, bağımsız ve tabii bir de sosyal çevrelerinden, bireylerden gelen içeriklere ilgi duyuyorlar. Pay TV pazarları gelişmiş ülkelerde artık “İnternet videoculuğunu bir kedi, kardeşinin parmağını ısıran çocuk gibi görüp küçümsemeyin” şeklinde danışmanlık sunumları sıklıkla yapılır oldu.
YouTube’a video yükleyenlerden bir milyon kişi reklam geliri kazanıyor
Google’ın açıklamasına göre YouTube’a video yükleyenler dünya genelinde bir milyon kişi reklamlardan gelir elde ediyor, bu sayı ABD televizyon sektöründe çalışanların 8-9 katı. Ortaklık programına dâhil olanlardan bin kişi yılda en az 100 bin dolar reklam geliri elde ediyor.
İnternete yükledikleriyle geçimini sağlayanlar arttıkça online video ekosistemi genişliyor, çeşitleniyor. Üreticiler, kanal kuranların yanında derleyiciler, küratörlük yapanlar, online yıldızların sahne aldığı etkinlikler düzenleyenler, yetenek avcıları, kariyer danışmanları…
YouTube Londra’da bireylerin rahatça çekim yapabilmesi için gelişmiş stüdyoları ortak kullanıma açıyor. Peki, ABD ile birlikte televizyon seyretmeye en çok vakit ayıranlardan olan ülkemizde online video üretimi konusunda ne noktadayız? Tabii, dijitale ayrılan reklam bütçelerinin düşüklüğü bir engel(di), video reklamcılığı son 1-2 yılda şahlanmaya başladı, burada pasta büyüdükçe daha farklı girişimler de olacaktır. Ama internet reklam pazarı oyuncularının, amatör olsun profesyonel olsun dijitale odaklanmak isteyen üreticilerin de reklam harcamalarının özgünlük içermeyen bir alanda hızla büyümediğinin ayırdında olmaları gerekir. Online video gelirlerini büyütmekte bu yüzden içerik üreticilere görev düşüyor.
YouTube’un Türkiye için yerelleşme adımı atması da önemli bir başlangıç olabilir ama yetersiz. Bugün Türkiye’den bırakın YouTube ortaklık başvurusu yapmaktaki zorluğu, AdSense ile videonuzdan reklam geliri elde etme özelliği bile aktif değil.
Fakat bu kimseyi yıldırmamalı. 90’larda Türkiye’de radyolarda enteresan işler yapanların nasıl popülerliğe ulaşabilip farklı mecralardan da gelir elde edebildiği bence alakalı bir örnek. Bugün yurtdışında sadece müzik kaydı değil, makyaj ipuçları gibi videolar yayınlayanlar bile internetin yeni yıldızları olarak basında sıklıkla yer alıyor. E.ticaret, online oyun ve mobil ödemede olduğu kadar Türkiye’de online medyada da gerek kişisel yeteneklerle, gerekse de derleyicilikle elde edilecek gelirler var, önemli olan farkındalık, girişimcilik!