yazarlar

22.02.2013 - 12:44

Açlık ve susuzluk

1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusu 2011 yılına kadar 2,5 kat artış göstererek 7 milyara ulaştı. Birleşmiş Milletler 2050 yılı için 12 Milyar dolayında nüfus öngörüyor. Açlık ve susuzluk kapımızda. Çözüm ise idrarımızı içip, cırcırböceği yemekte. ‘Ters geçişim’ adı verilen yeni teknoloji sayesinde idrar ve kanalizasyon suyu tamamen arındırılarak içilebilir sağlıklı ve lezzetli su […]

Facebook
Twitter
Linkedin
+
1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusu 2011 yılına kadar 2,5 kat artış göstererek 7 milyara ulaştı. Birleşmiş Milletler 2050 yılı için 12 Milyar dolayında nüfus öngörüyor. Açlık ve susuzluk kapımızda. Çözüm ise idrarımızı içip, cırcırböceği yemekte.
‘Ters geçişim’ adı verilen yeni teknoloji sayesinde idrar ve kanalizasyon suyu tamamen arındırılarak içilebilir sağlıklı ve lezzetli su haline getirilebiliyor. Gerçek sorun ise insanların buna alışmasını sağlamakta. Bu alandaki çalışmaları ile ünlü Pensilvanya Üniversitesi Profesörü Paul Rozin’in (takma adı ‘İğrençlikler Kralı’) 1986 yılında gerçekleştirdiği araştırmada bir gruba bir bardak sıvı içiriyor ve tadını oylatıyor. Ardından aynı içeceğin içerisine tamamen dezenfekte edilmiş ve hiç  mikrop taşımayan bir hamamböceği atarak sıvıyı karıştırıyor ve ardından hamamböceğini geri çıkartıyor. Elbette, gruptan kimse sıvıdan bir yudum bile içmiyor. Hemen akabinde Prof. Rozin aynı kabı döküyor, özel bir cihazda dezenfekte ediyor ve içerisine yeniden bir sıvı doldurarak gruba tekrar içiriyor. Grup ikinci içtiği sıvının tadını ilkine oranla daha kötü olduğunu düşünüyor. Oysa sıvılar tamamen aynı. 
Singapur’da su tüketiminin yüzde 30’u geri dönüşümlü sudan geliyor
Cırcırböcekleri kalsiyum açısından çok zengin.Tırtıllar tam bir demir deposu ve B1/B2 vitaminleri bakımından çok zengin. 2010 yılında ABD Tarım Bakanlığı tüm insanların böcek yetiştiriciliğine ve tüketimine başlaması gerektiği konusunda bir çağrıda bulunmuştu. Ancak Profesör Rozin’e göre insanlık gerçekten mecbur kalmadıkça bu tip canlıların tüketimini yapmayacak gibi görünüyor. Rozin ancak uzun vadeli tanıtım ve pazarlama kampanyası ile insanların bu yönlü tüketime alıştırılabileceğini belirtiyor. Bunun için ise gerekli olan yeni bir kültür oluşturmak ve aşamalı olarak geçişi sağlamak. Singapur’da NeWater Projesi ile tüm ülke genelindeki kanalizasyon suları arındırılıyor ve morötesi ışınlara maruz bırakılarak temizleniyor. Bugün ülkenin toplam su tüketiminin yüzde 30’u geri dönüşümlü sudan oluşuyor. Ancak elbette Singapur yönetimi bu konuya halkın alışmasını sağlamak için televizyon spotları ve gazeteler ile etkin bir tanıtım gerçekleştirmişe benziyor. Peki, böyle bir yaşantıya siz ne kadar hazırsınız?   
  
Kaynak: Erin Biba, Wired Eylül 2012 sayısı