İhtiyaç belirlemenin yanında kontrolsüz de kişisel veriler de satılır

Müşteri ihtiyaçların tespit edilmesi ve bu ihtiyaçlara uygun hizmetin sağlanması da yakın zamanda oluşması muhtemel taleplere daha hızlı yanıt verebilme imkânı da kişisel verilerden hareketle mümkün oluyor. Ama yine de, bu bilgilerin sahibinin onayı ve kontrolü dışında satışa konu edilmesi kişileri rahatsız ediyor

İŞ DÜNYASI
DigitalAge, 16.12.2014 - 18:21

Alışveriş yaparken, mağaza kartı olanlara yüzde 10 indirim yapıldığını söylediler. Madem ilave ücret talep edilmiyor, almamak olmaz. Sadece form doldurmak gerekiyordu; ancak isim, soyadı yetmedi, cebiydi, e-postasıydı derken, açık adresi, TC no’su, validenin kızlık soyadı hariç her bilgi talep edildi. Hoş, onu da bilmeyen kalmadı. Dikkat, formun sonunda imza yeri de vardı. Bir de vesikalık foto versem adıma pasaport bile çıkartabilirler. Yalan yanlış doldurdum elbet!

Hanidir hissediliyordu; kapısından içeri girmediğimiz firmalar dahi her gün sadık müşterileriymişcesine sizi yakından tanıdığını gösteren e-postalar atar oldular. Çünkü, iletişim bilgileri, sosyal ve ekonomik durum bilgileri, tüketim alışkanlıkları, konum bilgileri, müşteri listeleri ücreti mukabili elden ele geziyor.

Kabul, bu bilgilere haiz olan firmalar size kişiselleştirilmiş hizmetler sunabiliyor. Müşteri ihtiyaçların tespit edilmesi ve bu ihtiyaçlara uygun hizmetin sağlanması da yakın zamanda oluşması muhtemel taleplere daha hızlı yanıt verebilme imkânı da kişisel verilerden hareketle mümkün oluyor. Ama yine de, bu bilgilerin sahibinin onayı ve kontrolü dışında satışa konu edilmesi kişileri rahatsız ediyor.

Yasal düzenlemeler

Anayasa’nın “Özel hayatın gizliliği ve korunması” başlıklı 20’nci maddesi uyarınca; “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

2013 yılında yürürlüğe giren “Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Gizliliğinin Korunması Hakkında Yönetmelik” ile kişisel verilerin işlenmesi ilgili kişinin rızasına bağlanmıştı. Ne var ki, yönetmelik sadece elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin uyacakları esasları düzenlemekteydi.

Ekim ayında kabul edilen ve Mayıs 2015’de yürürlüğe girecek olan “Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun” ise elektronik ticaret faaliyetinde bulunan herkesi kapsıyor. Pek de ismiyle müsemma olmayan bu kanun, elektronik ticaretten ziyade ticarî iletişim ile elektronik iletilerin kullanımını düzenliyor. Düzenlenen bir diğer alan da kişisel verilerin korunması ve paylaşımı. Kanunda kişisel verilerin ilgili kişinin onayı olmaksızın üçüncü kişilere iletilmesi veya başka amaçlarla kullanılması yasaklanıyor.

Kapsam

Anlaşılan o ki, ayrıntılar ikincil mevzuatla belirlenecek.

Kişi onayından kasıt, habire ileri (next) sekmesine basarak okumadığımız kullanım koşulları ve bu metinlerin altında yer alan, her şeyi kabul ettiğimizi beyan eden kutucuk mu olacak?

Metinlere dahi gerek görmeden kapatmak için yanıp tutuştuğumuz pop-up’lar (açılabilir pencereler) ile rızamızı alıp rehber bilgilerimizi çaktırmadan alanlara ne demeli?

Dileğim o ki, kişisel gizliliğimizi uzun uzadıya metinlerin yerini alan basit gösterge panellerinin aldığı anlaşılır bilgilendirmeler üzerinden koruyalım.

Vergilemesi

Öncelikle yaygın ama yanlış bir algıyı düzeltelim: Yasal olmayan faaliyetlerden elde edilen kazançlar da vergiye tabidir, ancak bir faaliyetin vergilendiriliyor olması o işe yasallık kazandırmaz.

Ayrıca kanunen yasaklanmış fiiller nedeniyle katlanılan giderler ticarî kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili giderler niteliğinde olmadığından, bu giderlerin gelir ve kurum kazancından indirilmesi mümkün değil.

Bu doğrultuda, kişinin açık rızası olmadan işlenen kişisel verilerin temini karşılığında yapılan giderlerin vergi matrahından indirilmesi de mümkün değil.

Gelirin türü

Ticareti yapılan verinin niteliği vergileme açısından önem arz ediyor.

Vergi mevzuatımızda sanayi, ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş tecrübeye ait bilgiler üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı hakkı gayrimaddî hak olarak değerlendiriliyor.

Geçmiş deneyimlerden veya çalışmalardan elde edilmiş ifşa edilmemiş nitelikte olan ve alıcı tarafından ekonomik fayda sağlamak için ticarî operasyonlarında pratik uygulama imkânı bulunan ticarî bilgi temini karşılığında yapılan ödemeler çoğunlukla gayrimaddî hak bedeli ödemesi olarak değerlendiriliyor. Örneğin, satıcının hizmet verdiği müşterilere ilişkin olarak geçmiş ticarî ilişkilerinden kaynaklı kişisel verilerin bir başkasına aktarımı karşılığında yapılan ödemeler, gayrimaddî hak bedeli ödemesi olarak değerlendirilebilir. Bu doğrultuda, x sanal mağazasının bebek arabası sattığı müşterilerinin telefon numaraları ile e-posta adreslerini müşterilerinin kişisel verilerini barındırdıkları veri havuzundan süzerek bebek bezi üreticisi bir firmaya satışı karşılığında yapılacak ödeme gayrimaddî hak bedeli ödemesi olarak değerlendirilmeli.

Arama motoru şirketlerinden alınan verileri için de vergi ödenebilir

Gayrimaddî hak niteliğindeki kişisel bilgilerin satışı karşılığında elde edilen kazanç değer artış kazancı niteliğindedir. Veri satışından elde edilen gelir, arızî kazanç kapsamında olabileceği gibi ticarî organizasyon çerçevesinde elde edilmesine bağlı olarak ticarî kazanç da olabilir. Her bir durumun vergilemesi diğerinden farklı olacaktır. Söz gelimi ticarî kazanç kapsamındaki faaliyetlerin tutarı ne olursa olsun beyan edilmesi ve fatura düzenlenerek üzerinden KDV hesaplanması gerekirken, arızî kazançlar KDV’ye tabi olmadığı gibi belli tutarın altında kalması halinde üzerinden vergi ödenmesi de gerekmeyecektir.

Gayrimaddî hak niteliğinde olsun olmasın, arama motorları, sosyal medya şirketleri gibi yurt dışında yerleşik kişi ve kurumlardan temin edilen veriler karşılığında yapılan ödemeler üzerinden ayrıca vergi ödenmesi gerekebilir. Dar mükellef kurumlara, gayrimaddî hakların satışı, devri, temliki karşılığında yapılan ödemeler üzerinden ilgili ülkeye göre değişen oranlarda stopaj yapılmalı.

Ernst&Young Türkiye’den Onur Elele’nin kaleme aldığı “Kişisel veriler de satılır” başlıklı yazı, Digital Age Aralık 2014 sayısında yer alıyor. 

BENZER HABERLER
YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız !

YORUMLAR

Total wordpress themes free