ETKİNLİK

Burcu Şahin | 07.11.2017 - 19:12

“Fark Yaratan Kadınlar” Brand Week Istanbul sahnesinde

Türkiye’nin Fark Yaratan Kadınları Brand Week Istanbul sahnesinde bir araya geldi.

Facebook
Twitter
Linkedin
+

Zorlu PSM’de devam Brand Week Istanbul kapsamında, Women to Watch Paneli’nde bir araya gelen 2017’nin Fark Yaratan Kadınları, iş dünyasında yaşadıkları zorlukları, kendi çözüm yollarını ve başarı hikayelerini Brand Week Istanbul sahnesinde paylaştılar. Bu yılın fark yaratan sekiz kadını da mesleki başarılarının ötesinde kendi endüstrileri için birer rol model olarak, kadınların iş dünyasındaki önemini ortaya koyuyor.

Brand Week Istanbul sahnesindeki paneliyle altı kadın lideri bir araya getirdi. Bloomberg HT programcısı, gazeteci ve yazar Aslı Şafak, Koz Susani Design Kurucu Ortağı ve tasarımcı Defne Koz, Garanti Bankası Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Didem Dinçer Başer, Vodafone Marka ve Pazarlama Stratejisi Direktörü Ebru Özgüç, Yapı Kredi Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Nazan Somer Özelgin ve Bayer Tüketici Sağlığı İngiltere ve İrlanda Ülke Müdürü Oya Canbaş’ı buluşturan Fark Yaratan Kadınlar Paneli; bir kez daha motivasyon, kararlılık ve cesaret gibi değerlerin, iş pratiklerinin ve hayatın merkezine konmasıyla edinilebilecek fırsatlara dair pek çok ilham ışığı yakarak sona erdi.

Topluma örnek işlerinin yanı sıra sektörlerinde iz bırakan, geleceği şekillendiren gelişmelere liderlik eden bu 8 kadının her birinin başarı hikâyesinde biraz yenilikçilik, biraz girişimcilik, biraz da yaratıcılık saklı.

Fark yaratan kadın liderlerin, paneldeki paylaşımları şöyle oldu;

Oya Canbaş, “Yurt dışına çok erken gidenlerden biriyim Yargılayan bir bakış açısıyla gitmektense öğrenen bir bakış açısıyla gitmelerini tavsiye ederim. Çocuk merakınızı ve sakin kafanızı götürün. Kadınlara tavsiyem şu ki, istemekten çekinmeyin. Tek bir alana odaklanmadan, istediklerinizi söyleyin.”

Didem Dinçer Başer, “Dünyada dijitalin gücü çok farklı bir boyuta vardı. Dijital dönüşüm yeni liderlik için de fırsatlar ve bitmek bilmeyen bir yoğunluk getirdi. Artık hedeflerimizi startup’lar gibi önce müşteriye soruyoruz, müşteri ihtiyaçlarını karşılarsa büyütüyoruz. Artık dijital şirketlerde müşterilerle beraber çalışmak gerekiyor. Dijital dönüşümle çok farklı liderlik konularını deneyimliyoruz. Y kuşağı ve Z kuşağı ile çalışma fırsatlarını iyi değerlendirmemiz gerekiyor.”

Defne Koz, “İşimizi özetleyecek olursak, işimiz hayal etmek. Hayalimizi destekleyerek gidiyoruz. Farklı, geniş kitlelere hitap edebilmemiz için insanların gelecekteki ihtiyaçlarını teknolojinin nasıl gelişeceğini anlamamız gerekiyor. İnsanların duyularını dürterek anlamaya çalışıyoruz.  Amacımız günlük kullanımdaki her şeye kalite getirmek. Mühendislerden farlı olarak deneyimleri görsel olarak sunuyoruz. Daha ziyade ürünleri nasıl kullanabileceklerini gelecekte oluşturmaya çalışıyoruz.”

Nazan Somer Özelgin, “Bir kadın olarak, yönetici kademelerine gelen kadınları kutluyorum. Kadınlar iş hayatında daha fazla mücadele vermek zorundalar. Bununla ilgili devlet politikaları devreye alınmalı ve özel sektör elini taşın altına koymalı. Kadınların iş dünyasında avantajlı olduğunu düşünüyorum. Kadınlar iletişim ve beceri olarak daha kabiliyetli. Kadınlara hangi kademede çalışıyorlarsa öncü olmalarını ve talepkar olmalarını tavsiye ediyorum.”

Ebru Özgüç, “Bizim sektörümüz hızlı olduğu için genç kalabiliyorum. Yaşlanmaya vakit kalmıyor. Toplumun dijital dönüşümüne liderlik etmek için insanlara ilham vermek istiyoruz. Bunu da oturduğumuz yerden yapamayız. Sürekli yenilenmeniz ve ekibinizi motive etmeniz gerekiyor. Benim altın kurallarımdan biri şu: Farklı yönleri olan ekipler kurmak. Ben mozaiğe inanıyorum. Yalnızca cinsiyet konusunda değil, her konuda. İş dağılımını, herkesin güçlü olduğu alanlara göre yapmaya özen gösteriyorum. Odaklandığınız alanların bir hikâye yaratması gerekiyor. Bu hikâyenin anlamlı olabilmesi için de herkesin üzerine düşeni yaptığından emin olmalıyız tabii. İncelikli bir orkestrasyon gibi.”

Aslı Şafak, “Ekonomi okudum, ekonomi muhabirliği yaptım televizyon ve gazetelerde. Londra’ya gittiğimde de şunu anladım: Yurt dışında olmak, bu memleketten kaçmak anlamına gelmiyor. Vizyonunuzu geliştirerek, dünya vatandaşı olarak geri dönmek önemli. Ekonominin korkulacak bir şey olmadığını anlatmak için geri döndüm ben Türkiye’ye. Bankacılarla, beyaz yakalılarla da ilgilenebilirdim ama ben bu memleketin, kadınların ekonomiyi sevince kurtarılacağını anladım. O zaman hesap soracağız. Bir toplumun hesap sorma kültürünün, ekonomi sevildiğinde ve finansal okuryazarlığa kadınlar da dahil olduğunda, harekete geçilebileceğini gördüm.”