Rapleaf
araştırma şirketinin Haziran 2008’de açıkladığı ‘Rapleaf Study of Social Network
Users vs. Age’ adlı araştırmasının sonuçlarına göre kadınların erkeklere oranla
Myspace, Facebook gibi genel sosyal ağlarda networking ve paylaşım ve foto
alanında çok daha aktif olduklarını, erkeklerin ise daha niş sosyal ağları
tercih ettikleri gözlemlenmiş
Yeni otomobil kullanmaya
başlayan, ürkek, direksiyona sımsıkı sarılan ama bir araç sollamayı başardığında
yüzüne kendine güvenen bir gülümse oturan bir kadın profilinin erkek şoförler
arasında yaptığı TEM yolculuğu; her türlü tehlikeye rağmen kızlarla dedikodu seansına
gitmenin dayanılmaz hafifliği... İşte bundan uzun yıllar önce, hani Google’ın, Messenger’ın,
YouTube’un, Gmail’in, Facebook’un ve bugün kullandığımız yüzlercesinin olmadığı
günlerde internette yaptığım bu tür yolculuklara ‘dişi sörf’ adını vermiştim.
Maceralı denebilecek, zaman zaman bilmediğimiz PC komutlarıyla çılgına dönüp
teknolojiyi ‘Van Gölü Canavarı’ sanan ben ve benim
gibi gencecik kızların tek motivasyonu; ‘erkek dünyası’gibi görünen bu alemde neler olup
bittiğini –gerçi erkekler ne biliyordu ki - öğrenmek ve dahası bilinmeyen yolculuktan alınan
keyif ve keşif tutkusuyla eğlenmekti.
Bugünün kadınları zamanın dişi
sörfçülerine benzemiyor. Hayatın her noktasına adapte olmayı başaran hemcinslerim,
sanal alemin en çetrefilli, en karışık yollarında Mobese cihazı takmışçasına kaybolmadan yol alıyorlar. Yol almakla
kalmıyor; gerektiğinde trafik işaretlerini koyuyor, ortamı güzelleştiriyor, gerektiğinde
yolların yapımına danışmanlık ediyor hatta son 3-5 senedir de yolları kendisi yaratıyor.
Kısacası artık kadınlar internete de keskin zekâları, mis kokuları, şefkatli
dokunuşları, lezzetli paylaşımları, detaylarda saklı güzellikleri ve güçlü ihtiraslarıyla
renk katıyorlar. Erkeklere göre duygularını çok daha rahat açıklayabilen varlıklar
olarak kadınlar, gerçek dünyadaki motivasyonlarını ve alışkanlıklarını online ortamlarda
da sürdürebiliyor. Ben dahil tüm hemcinslerimin yüzlerce internet servisini kullanırken
erkeklerin anladığı cinsten gerçek faydaların yanı sıra inanılmaz garip ama
kadınsı kullanım sebepleri var. Zaman içinde, gerek müşteri deneyimlerinden, gerekse
eş-dosttanıdıktan aldığım duyumlar üzerinden, Gtalk, MSN Messenger, Skype,
Yahoo Messenger vb. anlık mesajlaşma servislerini ilginç dürtülerle kullananları
keşfettim. Örneğin MSN’deki kontak listesini kendisi oluşturduğu halde orada -
Recep İvedik tarzıyla- ‘amele kaynıyor’ algısında kullanmayan mı ararsınız,
yoksa yine aynı mekanda öpücük emoticon’ları ile sevgilisini bayıltan mı? Benim
gibi İngilizce yazışmalarında yapabileceği olası kelime hataları için Skype’ta
yer alan “edit /remove” fonksiyonunu keşfedip, Skype ikonları arasındaki yer
alan bira bardağından köpük döküldüğü veya kırmızı rujlu öpücük emoticon’u için
Skype bağımlısı olan mı? Ya da Gtalk’taki pencereler küçük olduğu için kendini
çok daha korunaklı hisseden ve Gtalk geçmişini rahatça ‘search’ edebildiği için
kullananlar mı? Öte yandan hala en popular online ortamımız olan Facebook’taki
‘manzaralar’ da oldukça eğlenceli. Kız arkadaşlar arasındaki ‘single’dan ‘in a
relationship’ moduna geçişte ‘comment’ usulü tebrikler, ‘like’ etmeler ve önemlisi
‘married’ durumunda destansı ‘comment’ çığlıkları, anne olacağı haberini
yemeden içmeden, daha annesine bile söylemeden ‘status’leri üzerinden eş dost
ile paylaşanlar bu meyanda en çok göze çarpan durumlar. Eski aşklarını ‘tag’lenen
fotolarda bulanlar, Facebook’ta bir ‘fake account’ yaratıp, kocasını,
arkadaşının kocasını, eski sevgilisini ‘mini feed’ler üzerinden takip edenler,
gerçek ortamda birbirine açılamayanların ilan-ı aşk post’ları, her akşam aynı
evde yaşamıyormuş gibi ‘status’ler üzerinden ‘seni seviyorum kocacım’
serenatları da sanal dünyamızda aşkın gücünü ortaya koyar nitelikte.
Ayrıca uzun bir süredir sevgiyle hazırladığı
poğaça, börek blogları tutan, elişlerini internetten satarken “sevgimle yaptım”
başlıkları atan kadınlarımızı saymıyorum. Sizce de bunlar gerçekten çok kadınsı
değil mi? Gerçekten internete ayrı bir koku, ayrı bir tat veriyor. Ama bunların
arasında paylaşamadan edemeyeceğim, belki beni en hayrete düşüren, ağzımı bir
karış açıkta bırakan bir site var ki daha kadınsı bir nedenle – en azından şimdilik
– yapılmış bir konsept düşünemiyorum. Geçenlerde tesadüfi bir şekilde
rastladığım bu özel online topluluk, gerçek bir kadın kuruntusundan yola
çıkarılarak yapılmış. MyFreeImplants.com, kadınların en önemli uzuvlarından
biri olan göğüslerinin önemi kavranmış olacak ki göğüs büyütme operasyonu için finansman
sağlayamayan kadınları bir araya getiren, dertlerini paylaşarak onları sosyalleştirmeyi
amaçlayan bir platform. Bununla yetinmeyip -sanırım “sosyal sorumluluk “
duygusuyla –mucizevi bir finansman mekanizması da geliştirilmiş. Söz konusu
sistem ile bu kadınlara finansman sağlayabilecek centilmenlerimiz de siteye üye
olarak ihtiyacı olan kadınlara bağış yapabiliyorlar. Burada hangi kadını daha
da güzelleştirmek isteyecekleri elbette erkeklerimize kalmış. Üstelik olaya
tıbbi ve ciddi bir boyut da kazandırılarak estetik cerrah tavsiyeleri ile de
gerçek bir sosyal sorumluluk projesine dönüştürülmüş. Sitedeki başarı hikayeleri
ne kadar gerçektir bilemiyorum ama fikrin ve onu oluşturan motivasyonun çok kadınsı
ve bir o kadar yaratıcı olduğunu kabul ederek Sezar’ın hakkını Sezar’a teslim
etmekte yarar var.
Kadın portalleri
Kadın portalleri arasındaki favorim
i-village.com, çizgisine bayıldığım genç kızların dedikodu kazanı TeamSugar.com, Şebnem bebeklerimizi aratmayacak
güzellikte çizgi karakterleri online
alışveriş imkanı ile buluşturan teenage sitesi StarDoll.com, annelerin online
dertleşme, paylaşım kulübü ClubMom.com gibi yabancı siteler ve Türkiye’deki az
da olsa başarılı örnekleri tüm bu kadınsı ihtiyaçlar, beğeniler ve
motivasyonlar ü zerinden oluşturularak online düzende yerlerini almış bulunuyorlar.
Öte yandan 30 yaş üstü kadınlar için öğrenilmiş bir deneyim olan internet, genç
kızlarımız için içine doğdukları bir dünya.
Synovate Research’ün Young Revealed
2008 araştırmasına göre ‘Gossip Girls’ diye adlandırılan bu kitle, cep telefonu
görüşmeleri ve anlık mesajlaşma araçlarını en çok dedikodu ve sorun odaklı
paylaşımlar için kullanıyorlar. Yine Rapleaf araştırma şirketinin Haziran
2008’de açıkladığı Rapleaf Study of Social Network Users vs. Age adlı araştırmasının
sonuçlarına göre kadınların erkeklere oranla Myspace, Facebook gibi genel
sosyal ağlarda networking ve paylaşım – özellikle
de foto – alanında çok daha aktif olduklarını, erkeklerin ise daha niş sosyal
ağları tercih ettikleri gözlemlenmiş. MSN üzerinden ilk aşklarını yaşayan,
e-günlük tutan, sanal gül almaktan keyif alan ve ‘çevrimiçiyim öyleyse varım’
diyen genç kızlarımız tüm bu bilimsel çalışmaların gerçekliğini kanıtlar gibi.
Sonuç olarak ister sonradan öğrensin,
ister içine doğsun internet kadın için gerçek dünya deneyiminden farksız. Henüz
‘online çocuk yapma’ teknolojisi geliştiril(e)memiş olsa da ilerleyen yıllarda
“Çocuk da yaparım, kariyer de “ söylemlerinin internette de yankılanması işten
bile değil.