Ebru Çapa
2009’la beraber yeni medya dünyasında birçok değişikliği görmeye hazırlanıyoruz.
Örneğin telekomlarla web katmanlarının tamamen birbirinin içine geçmesi gerçekleşme
yolunda ilerliyor. Yani yakınsama (convergence) süreci gittikçe tamamlanıyor. Ayrıca yeni iş olanakları yaratabilmek
için farklı platformlardaki oyuncuların derin bir işbirliği içerisinde olması
kaçınılmaz olarak görünüyor.
İçerik 2.0 çağında içeriğin tanımı da tamamen değişiyor. Bundan önce içerik,
belli merkezler tarafından üretilip, tüketiciye/müşteriye sunulan bir metaydı.
Bu müzik, video, yazı ya da başka bir biçimde olabilirdi. İçeriğin tipi ne olursa
olsun, hayat döngüsü tek yöndeydi: Üreticiden tüketiciye. Oysa bugün, sosyal ağlardan
blog sistemine, mobil teknolojilerden kullanıcı tarafından üretilen içeriğe ve özellikle
bantgenişliklerinin daha yeterli hale gelmesiyle beraber yaşanan video çılgınlığıyla
başka bir dönem başlamış durumda.
İçeriğin yönü bir daha geri dönmemecesine değişti; çeşitlendi: Tüketiciden
tüketiciye.
Yaşanan bu süreçle beraber, içerik çok önemli ve kritik bir hale geldi. Ancak
öneminin artması ile bir tezat göstererek, çok özel bazı içerikler haricinde içeriğin
kendisi bir gelir kaynağı olma niteliğini yitirmeye başladı. Artık içerik üreticiler
ve platform sağlayıcılar içeriğin kendisinden ziyade, etrafında sundukları özel
servis ve ekstralarla gelir elde etmeye yönelmeye başladılar.
İçerik 2.0’ı
anlamak
Her an her yerden
birbirine bağlı olarak yaşamaya başlayan bir dünyadan bahsediyoruz. Özellikle de 35 yaş altı genç
nesil için bu bir lüks değil, elektrik – su gibi doğal bir ihtiyaç olarak görülüyor.
Netbook’lar ve yakın dönemde sıkça yeni modellerini görmeye başlayacağımız
mobil internet cihazları işte bu neslin her an her yerden ağa bağlı olma dürtüsünün
doğurduğu bir gereksinimin karşılığı olarak ortaya çıktılar. Donanımda yaşanan
bu dönüşümün aynı şekilde içerik ve servis sağlayıcılar tarafından da çok iyi anlaşılması
gerekiyor. Müzik, video ya da metin, içeriğin merkezde olduğu ve herkes tarafından
üretildiği bir döneme girdik. Önemli olan bu içeriği kullanıcılara en iyi şekilde sunacak
ve etrafını en güzel şekilde donatacak fikirleri bulmak ve gelir kazandıracak iş
modelleri haline getirebilmek.
Yeni içerik için yeni reklamlar
Hızla gelişim gösteren ve büyüyen bir Pazar olan online reklamcılığın içerik
tarafında yaşanan bu sürece kayıtsız kalması da mümkün değildi. Bunun sonucunda
birçok yeni tip online reklam çözümü kendini göstermeye başladı. Özellikle
zengin medya uygulamaları gittikçe daha çok tercih edilen bir online reklam yöntemi
haline geldi. Zengin medya, içinde video ve sesin de barındığı çeşitli etkileşimli
dijital medyaların online reklam için
kullanılmasını anlatmak üzere kullanılan bir terim. Genellikle zengin medya uygulamaları
reklamlar kullanıcıların fare komutlarına karşılık veren ve kullanıcının
reklamla bir etkileşim kurmasına olanak veren tasarımlar oluyorlar. Jupiter
Research’ün yaptığı bir araştırma 2008’de kullanılan online reklamların yüzde
39’unun zengin medya uygulamaları olduğunu ortaya koyuyor. Bu da zengin medya
uygulamalarının gittikçe daha çok tercih edilmeye başladığının bir diğer göstergesi.
Online reklamcılıkta direkt hedefinize yönelik bir kitleye erişme ve
zengin medya uygulamaları sayesinde yaptığınız reklamın geri dönüşünü çok daha
keskin bir biçimde ölçme şansına sahip oluyorsunuz. Daha da fazlası, zengin medya
ile anında, detaylı bir geri dönüş alabiliyor ve kullanıcının sizin reklamınızla
ilgilenirken ne kadar zaman geçirdiğini bile takip edebiliyorsunuz. Reklamın içerisine
yerleştirilecek bir form aracılığı ile demografik bilgileri direkt kullanıcıdan
toplayabiliyor ve hatta direkt online satışa kadar da yönlendirebiliyorsunuz.
Online reklam dağıtım firmalarından birisi olan DoubleClick’in düzenlediği
bir anket, zengin medya ile oluşturulmuş online reklamların statik online reklamlara
göre daha fazla marka tanınırlığı ve daha yüksek satış aktivitesi oluşturduğunu
ortaya koyuyor. Tabii burada kritik öneme sahip olan konu zengin medya ile hazırlanacak
reklamın tasarımı. Hem kullanıcının ilgisini çekecek hem de onu rahatsız
etmeyecek bir tasarım ve etkileşim çok büyük önem taşıyor. Aksi taktirde kaş yapayım
derken göz çıkartmak ve reklamı kullanıcıda olumlu değil de olumsuz etki bırakmasına
yol açılabilir.
Bu haber 798 kez okundu.