Yonja yerelleşerek kendisini yeniden konumlandırdı
Digital Age
Sosyal ağlar pazarının global oyuncularının yükselişi Yonja’yı yerelleşme konusunda adımlar atmaya zorladı. Dilawar Syed ile Yonja’nın gelişimini ve ADVenue’yü konuştuk.
Öncelikle biraz kendinizle ilgili bilgi verebilir misiniz?
Yonja’ya CEO olarak katılmadan önce Yahoo’nun platform stratejisi ve operasyonlarından sorumlu yöneticiydim. Yahoo’dan önce de SAP ve Siebel Systems gibi kurumsal yazılım şirketlerinde çalışıyordum. Hem bu kurumsal tarafta hem de tüketici tarafında tecrübem var yani. Yani aslında yüksek teknoloji dediğimiz dünyayı oluşturan iki tarafta da çalıştım diyebilirim. Pakistan’da dünyaya geldim ama hayatımın çoğunu Silikon Vadisi’nde geçirdim.
Yonja’yla tanışmanız nasıl oldu?
Halihazırda piyasada olan bir şirketi nasıl bir sonraki safhaya geçirebilirim sorusuyla Yonja ile tanıştık. Facebook ve diğerlerinin yaygınlaşması ile birlikte zor günler geçirmiştik, biliyorsunuz. Yeni fikirler bulmak ve varlığını büyütmek için neler yapabiliriz diye düşünmeye geldim Yonja’ya. Türkiye için henüz erken bile diyebiliriz çünkü daha henüz online olmamış milyonlarca insan var. Biz de genç segment ile var oluyoruz ki ne kadar dinamik bir alan olduğunu biliyorsunuz.
Yonja’nın güçlü yanlarına bakarsak; birincisi çok genç bir kitlesi var. 5,7 milyon kullanıcımız var. Türkiye’de 30 milyon internet kullanıcısı olduğunu varsayarsak 4 ya da 5 kullanıcıdan biri Yonja’da bulunmuş veya bulunuyor demektir. İnanılmaz bir istatistik. Çoğunluğu 15-16 ile 27 arasında değişen yaşlardan oluşuyor ki bu Türkiye’nin genç kitlesini temsil ediyor.
İkincisi, Türk internet kullanıcıları dünyanın en çok bağlanan kullanıcıları arasında. Kullandıkları servislerde oldukça fazla vakit geçiriyorlar. Ortalama bir Yonja kullanıcısı günde 1 saat veya 1 saat 20 dakika kadar vakit geçiriyor. Peki onlara ne öneriyoruz? Arkadaşlık, fotoğraflar, videolar, oyunlar sunuyoruz.
Tamamen gençlerden oluşan bir kullanıcı profilimiz var. Üniversite öğrencilerinin sayısı fazla. Yaptığımız bir anket sonrasında şunu da gördük ki, profil bilgilerini girmekten çekinmiyorlar. Coğrafyaya göre kullanım oranlarına baktığımızda zaten Türkiye haritasını görüyoruz. Kullanmadığımız hiçbir şehir yok. Müzik zevklerinden tutun da, okudukları okullara kadar tüm bilgileri bizden görebiliyorsunuz.
Burada çok geniş bir kullanıcı kitlesi var, çok iyi bir takımım var, bu konuda benim çok büyük tecrübelerim var, dünyadaki tüm inovasyon merkezlerine erişimim var ve erken aşamada bir pazar var. Nasıl Yonja Media Group olarak yeni katma değer yaratabiliriz diye düşüneceğiz. 2010 yılı içerisinde hangi alanlarda büyümemiz gerektiğine dair kararlar alıyoruz.
Yonja Media Group altında hangi siteler var?
Sosyal ağ olarak Yonja.com var, ilan servisi MetroListe.com’un yanında ADVenue adı altında reklam network’ümüz var. ADVenue ile yerel ajansları global markalarla birleştiriyoruz. Farklılığımız ve önermemiz, biz hem Türkiye’deyiz hem de Silikon Vadisi’ndeyiz. Türkiye’deki reklamverenlerin uluslararası sitelere ulaşmasını sağlıyoruz. ImageShack gibi Last.fm gibi yayıncılar üzerinden yerli markaların reklamlarını çıkartmasını sağlıyoruz. Bu siteler Türkiye’den inanılmaz trafik alıyor.
Türkiye’de internete dair rakamlardan bahsederken milyonlarca kullanıcıdan bahsediyoruz fakat bunların paraya dönüşmesi o kadar kolay olmuyor. Bu konuda neler diyeceksiniz?
Amerika’nın 15 yıl öncesinden farklı değil. ‘Dot-com’ patlamasını düşünün. Neden oldu bu? Çünkü işleri kullanıcı trafiğine göre değerlendiriyoruz. Çok fazla para yok bu alanda. Amazon uzun süre zarar etti ve son birkaç yılda para kazanmaya başladı. Bizler ağırlıklı olarak reklamdan gelir elde eden firmalarız. Fakat offline dünyada inanılmaz derecede büyük bir reklam harcaması var, 3 milyar dolardan bahsediyoruz Türkiye’de. Pazarın internet reklamcılığı konusunda eğitilmesi zaman alıyor. Reklam kararlarını alan kişiler internetin değeri konusunda çok farkındalık sahibi insanlar değiller. İnternette bazen marka hakkında farkındalık yaratmak için reklam verirsiniz, bazen de performans için. Bence bu bir evrim. İnanıyorum ki beş yıl içerisinde bu kullanıcıların paraya dönmesi göz alıcı bir döneme girecek. Bence Türkiye’de bu evrim diğer ülkelerden daha iyi ve Amerika’da gerektiğinden daha kısa bir süre içerisinde olacak çünkü Türkiye Amerika ve Avrupa’nın yıllar içerisinde edindiği tecrübelerin üzerine de oturmuş olacak. Bu konuda eminim ki, kısa bir süre içerisinde endüstrinin evrimi tamamlanacak.
Problem kullanıcı sayısında değil. Reklamverenlerin bu kullanıcı sayılarının peşine düşmemesinde. Biraz da nesille ilgili bir şey bu.
X liralık bir reklam bütçenizin büyük kısmını TV’ye, gazetelere, outdoor’a ayırırken çok az bir kısmını internete aktarıyorlar. Bu kararları alanlar kimler? Henüz internetin gücünü görmemiş karar alıcılar.
Öte yandan Türkiye’nin penetrasyonda da doyuma ulaştığını söyleyemeyiz. Şu anda yüzde 30’u internete bağlı. Broadband var ama tam olarak verimli değil. Daha internete girecek çok insan var ve onlar çok daha istekli kullanıcılar olacak. Last.fm ve ImageShack’i Türkiye’de temsil ediyoruz. Bu iki sitenin Türkiye’den çok büyük trafiği var.
ImageShack’i kullanan Türk kullanıcılar internetten çok daha fazla haberdar ve bağlı kullanıcılar ki daha yüksek CPM ücretleriyle geliyorlar. Fakat reklamvereni buna eğitmek oldukça fazla zaman isteyen bir şey. Bu sürecin aynısını Amerika’da yıllarca yaşadık. Bence doğal bir süreç ve çok kısa sürede Türkiye de bunu aşacak. Benim bir diğer görevim de pazardaki bu oyuncuları eğitmek. Her geçen yıl offline pazardaki dolarların online’a kaydığına hep birlikte şahit olacağız.
Şu andaki reklam rakamları da fena değil. Reklamverenlerin olduğu kadar girişimcilerin de internet hizmetlerinde de daha fazla değer yaratması lazım. Yeni iş fikirleri bulmak, kullanıcılara daha faydalı servisler düşünmek kısmı da girişimcilerin yapması gereken şeyler.
Yonja ile ilk röportajımızda siz yeni başlamıştınız. Yedi ay içerisinde neler oldu?
Bir sürü şey oldu. Benim hedefim Yonja’nın Pazar payını sabit tutmak ve Yonja’yı yeniden konumlandırmaktı. Global oyuncular pazarı oldukça etkiliyordu. Yonja’nın bugünkü yeri bu ülkede nedir diye düşündük. Sorulara aldığımız cevaplarla siteyi yeniden düzenledik. Strateji ve ürün hakkında çalıştık. Kullanıcılar, reklamverenler ve ortaklarımız ile çok fazla vakit geçirdik. Sonuçta Yonja’nın global bir oyuncu olmak yerine yerel niş sosyal ağı olması gerektiğine karar verdik. Biz yeni arkadaşlar sağlarız size ve bunların tamamı yereldir. Biz facebook’la rekabete girmedik. Siteyi en baştan tasarladık, kullanıcı deneyimi ve kullanılabilirlik ve kullanıcını mahremiyetine önem verdik. Kullanıcının kendisini Yonja’da vakit geçirirken rahat olmasını sağladık.
Yerel özelliklerimizi ön plana çıkaracak uygulamalara girdik. Geo-tagging’i dahil ettik. Artık haritada kendinizi gösterip diğer kullanıcıların nerede olduğunu görüp etkileşime girebiliyorsunuz. Bunu iPhone üzerinde ve diğer telefonlar üzerinde yaptık.
Diğer geliştirmelerden bahsetmem gerekirse, ücretli üyelerimiz için mobil ödeme sistemini de Turkcell’in işbirliği ile başlattık. Böylece Yonja içerisinde cep telefonları aracılığı ile kolay ödeme yapabilecekleri bir altyapı sağlamış olduk.